Kelimeler arşivinde; içinde "yutma" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yutma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yutma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yutma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜLYUTMAZLIK
KÜLYUTMAZ
GOYUTMAÇ, KOYUTMAÇ, KOYUTMAK
UYUTMAK
UYUTMA, YUTMAK
YUTMA
YUTMA
Yutmak işi.
UYUTMAK
Uyumasını sağlamak, uyur duruma getirmek. Acı, keder vb.ni hafifletmek. Aldatmak, kandırmak. İlgi konusu olmaktan çıkarmak, unutturmak.
KÜLYUTMAZ
Aldanmaz, kolay inanmaz (kimse).
UYUTMA
Uyutmak işi.
YUTMAK
Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek. Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek. Oyunda bir şey kazanmak. Tam ve doğru söylememek. İyice, eksiksiz olarak öğrenmek. Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak. İnanmak, aldanmak, kanmak. Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak. Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak.
KÜLYUTMAZLIK
Külyutmaz olma durumu.
KOYUTMAK
Koyulaştırmak.
KOYUTMAÇ
Sonbaharda doğal olarak koyulaşan ya da kaynatılarak koyulaştırılan süt.
GOYUTMAÇ
Süzme yoğurttan yapılan ayran. (Garibçe Güdül Ankara).
Bu bölümde tanımı içerisinde YUTMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YUTKUNMAK
Tükürüğü yutmak veya bir şey yutuyormuş gibi gırtlağı hareket ettirmek. Bir şeyi söylemekle söylememek arasında duraksamak. Bir şeyin yokluğunu kendine yedirememek, kabullenememek.
ŞOROLOP
Birdenbire ve hırsla (yutmak). Yalan.
YUTTURULMAK
Yutma (I) işi yaptırılmak. Yutturma (II) işi yapılmak.
YUTULMAK
Yutma işi yapılmak.
SALINCAK
İki ucundan iki iple veya zincirle yüksek bir yere asılan ve üzerine oturulup sallanılan eğlence aracı. Küçük çocukları uyutmak için beşik yerine kullanılan ve karşılıklı iki yere iple bağlı bulunan asılı yatak.
TIPIŞLAMAK
Çocuğu uyutmak veya susturmak için arkasına yavaş yavaş vurmak, tapıklamak.
YELYUTAN
Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
YUTTURMAK
Yutma (I) işini yaptırmak veya yutmasını sağlamak. Kandırmak, aldatmak.
BEŞİK
Bebekleri yatırmaya ve sallayarak uyutmaya yarayan, tahta veya demirden yapılmış sallanır bir tür küçük karyola. Yüzüstü yatışta, geriye bükülü ayak bileklerini ellerle kavrayarak karın üzerinde baş ve ayak yönünde sallanma. Bir şeyin doğup geliştiği yer. Ambalajlanacak malın biçimine uygun olarak alta konulan parça veya parçaların tümü.
BOAGİLLER
Avlarını yutmadan önce uzun gövdeleriyle sarıp sıkarak boğan ve ezen sarılgan yılanları kapsayan zehirsiz yılanlar familyası.
AEROFAJİ
Hava yutma.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
YATIRMAK
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek. Harcamak. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek. Eğmek, yatık duruma getirmek. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek. Konuk etmek. Uyutmak. Başarısızlığa uğramasına yol açmak. Düzeltmek, bastırmak, yassıltmak.
YUTUM
Yutma işi.
PIŞPIŞLAMAK
Bebeği kucakta yavaş yavaş sallayarak uyutmaya çalışmak. Teselli etmek, avutmak.
HAP
Kolayca yutulabilmesi için toparlak duruma getirilmiş ilaç. Bir içimlik afyon. Çocuk dilinde yiyeceği yutma sesi.
İÇMEK
Bir sıvıyı ağza alıp yutmak. Bir şey, bir sıvıyı içine çekmek, emmek. Sigara, nargile vb.nin dumanını içe çekmek. İçki kullanmak.
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
UYUTULMAK
Uyutma işine konu olmak.