Sonu YU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yu" olan, toplam 167 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YUKARIKARAKUYU

13 harfli kelimeler

AŞAĞIKARAKUYU, BÜYÜKKARAKUYU, KÜÇÜKKARAKUYU, YUKARIBOZKUYU, YUKARIÇAYKUYU

12 harfli kelimeler

AŞAĞIBOZKUYU, BURÇKARAKUYU, DEĞİRMENSUYU, YAZIKARAKUYU, YENİKARAKUYU, ZİNCİRLİKUYU

11 harfli kelimeler

AVCILARSUYU, ÇINARLIKUYU, İNCİRLİKUYU, KAMIŞLIKUYU, KAPAKLIKUYU, KIZILCAKUYU

10 harfli kelimeler

İZALEİŞÜYU, AHIRLIKUYU, ÇELTİKSUYU, ERİKLİKUYU, FINDIKSUYU, KARACAKUYU, OVACIKSUYU, SAĞLIKSUYU, TAVŞANSUYU, TOMRUKSUYU, TOPRAKSUYU, YAVŞANKUYU

9 harfli kelimeler

DERİNKUYU, BORUKKUYU, ÇİFTEKUYU, ÇOBANSUYU, DEMİRKUYU, DUMLUKUYU, ENBERBOYU, FATMAKUYU, GEÇİTBOYU, GEYİKSUYU, GÖKÇEKUYU, GÖZLÜKUYU, GÜMÜŞSUYU, GÜZELDUYU, HARAMSUYU, HATUNSUYU, IRMAKBOYU, İSKANKUYU, KASIMKUYU, KENARSUYU, KIRIKKUYU, KIZILKUYU, KÜÇÜKKUYU, LAMBASUYU, MADENBOYU, NARLIKUYU, OĞLAKSUYU, PAZARSUYU, SERİNKUYU, SITMASUYU, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

GÜVENOYU, İMAMSUYU, DEREBOYU, DEREKUYU, EĞRİKUYU, ELMASUYU, HALISUYU, İKİZKUYU, KAPISUYU, KARAKOYU, KARAKUYU, KARASUYU, KIRKKUYU, KIYIBOYU, KOCAKUYU, KURTSUYU, KUZUKUYU, ÖRENKUYU, ÖRMEKUYU, TEPESUYU, UZUNKUYU, YAKABOYU, YALIBOYU, YAZIBOYU, YEDİKUYU, YENİKUYU, YÜZÜKUYU

7 harfli kelimeler

HALKOYU, KAMUOYU, KOPKOYU, MİLDİYU, SAĞDUYU, YÜZSUYU, ACIKUYU, BAĞSUYU, BAŞKUYU, BAŞSUYU, BELKUYU, BEŞKUYU, BOZKUYU, CAMSUYU, CANSUYU, ÇATKUYU, ÇAYBOYU, GÖKKUYU, GÖKSUYU, GÜRKUYU, HANSOYU, İKİKUYU, KAPLAYU, KAŞBOYU, KİLKUYU, KÖRKUYU, KUMKUYU, NARSUYU, TAŞKUYU, TEKKUYU, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AKKUYU, AVSUYU, AYNOYU, ÇUCUYU, ERSUYU, İNSUYU, ÖZBOYU, SUBOYU, ÜÇKUYU

5 harfli kelimeler

İTEYU, UÇAYU, ULAYU

4 harfli kelimeler

DUYU, KOYU, KUYU, ŞÜYU, BUYU, CAYU, FİYU, GOYU, GUYU, HOYU, KAYU, NEYU, SUYU, TAYU, TEYU

3 harfli kelimeler

AYU, OYU

2 harfli kelimeler

YU

Bazı kelimelerin anlamları

YU

Buraya bak, buraya gel anlamında kullanılan ünlem. Çok yazık, yuh, yuf.

YENİKARAKUYU

Muğla ili, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

YUKARIBOZKUYU

Osmaniye kenti, Kadirli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

AŞAĞIBOZKUYU

Osmaniye kenti, Kadirli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇINARLIKUYU

Manisa ilinde, Üçpınar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ZİNCİRLİKUYU

Kastamonu ili, Tosya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YAZIKARAKUYU

Adıyaman şehrinde, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

BURÇKARAKUYU

Gaziantep şehrinde, Burç bucağına bağlı bir yer.

YUKARIÇAYKUYU

Şanlıurfa ilinde, Payamlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

YUKARIKARAKUYU

Adıyaman şehrinde, Gölbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

DEĞİRMENSUYU

Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

AVCILARSUYU

Hatay şehri, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

AŞAĞIKARAKUYU

Adıyaman şehri, Belören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BÜYÜKKARAKUYU

Gaziantep şehrinde, Yavuzeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

İNCİRLİKUYU

İçel ili, Tarsus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÜÇÜKKARAKUYU

Gaziantep kenti, Yavuzeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında YU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ADAMCAĞIZ

Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

ABSTRE

Soyut.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

AFFETTUOSO

Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.

ABSTRAKSİYONİZM

Soyutçuluk.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AFGAN

Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.