Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yu" olan, toplam 167 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YUKARIKARAKUYU
AŞAĞIKARAKUYU, BÜYÜKKARAKUYU, KÜÇÜKKARAKUYU, YUKARIBOZKUYU, YUKARIÇAYKUYU
AŞAĞIBOZKUYU, BURÇKARAKUYU, DEĞİRMENSUYU, YAZIKARAKUYU, YENİKARAKUYU, ZİNCİRLİKUYU
AVCILARSUYU, ÇINARLIKUYU, İNCİRLİKUYU, KAMIŞLIKUYU, KAPAKLIKUYU, KIZILCAKUYU
İZALEİŞÜYU, AHIRLIKUYU, ÇELTİKSUYU, ERİKLİKUYU, FINDIKSUYU, KARACAKUYU, OVACIKSUYU, SAĞLIKSUYU, TAVŞANSUYU, TOMRUKSUYU, TOPRAKSUYU, YAVŞANKUYU
DERİNKUYU, BORUKKUYU, ÇİFTEKUYU, ÇOBANSUYU, DEMİRKUYU, DUMLUKUYU, ENBERBOYU, FATMAKUYU, GEÇİTBOYU, GEYİKSUYU, GÖKÇEKUYU, GÖZLÜKUYU, GÜMÜŞSUYU, GÜZELDUYU, HARAMSUYU, HATUNSUYU, IRMAKBOYU, İSKANKUYU, KASIMKUYU, KENARSUYU, KIRIKKUYU, KIZILKUYU, KÜÇÜKKUYU, LAMBASUYU, MADENBOYU, NARLIKUYU, OĞLAKSUYU, PAZARSUYU, SERİNKUYU, SITMASUYU, Devamını Oku »»
GÜVENOYU, İMAMSUYU, DEREBOYU, DEREKUYU, EĞRİKUYU, ELMASUYU, HALISUYU, İKİZKUYU, KAPISUYU, KARAKOYU, KARAKUYU, KARASUYU, KIRKKUYU, KIYIBOYU, KOCAKUYU, KURTSUYU, KUZUKUYU, ÖRENKUYU, ÖRMEKUYU, TEPESUYU, UZUNKUYU, YAKABOYU, YALIBOYU, YAZIBOYU, YEDİKUYU, YENİKUYU, YÜZÜKUYU
HALKOYU, KAMUOYU, KOPKOYU, MİLDİYU, SAĞDUYU, YÜZSUYU, ACIKUYU, BAĞSUYU, BAŞKUYU, BAŞSUYU, BELKUYU, BEŞKUYU, BOZKUYU, CAMSUYU, CANSUYU, ÇATKUYU, ÇAYBOYU, GÖKKUYU, GÖKSUYU, GÜRKUYU, HANSOYU, İKİKUYU, KAPLAYU, KAŞBOYU, KİLKUYU, KÖRKUYU, KUMKUYU, NARSUYU, TAŞKUYU, TEKKUYU, Devamını Oku »»
AKKUYU, AVSUYU, AYNOYU, ÇUCUYU, ERSUYU, İNSUYU, ÖZBOYU, SUBOYU, ÜÇKUYU
İTEYU, UÇAYU, ULAYU
DUYU, KOYU, KUYU, ŞÜYU, BUYU, CAYU, FİYU, GOYU, GUYU, HOYU, KAYU, NEYU, SUYU, TAYU, TEYU
AYU, OYU
YU
YU
Buraya bak, buraya gel anlamında kullanılan ünlem. Çok yazık, yuh, yuf.
YUKARIÇAYKUYU
Şanlıurfa ilinde, Payamlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YENİKARAKUYU
Muğla ili, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
YAZIKARAKUYU
Adıyaman şehrinde, Kızılin nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AŞAĞIBOZKUYU
Osmaniye kenti, Kadirli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AVCILARSUYU
Hatay şehri, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇINARLIKUYU
Manisa ilinde, Üçpınar bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIBOZKUYU
Osmaniye kenti, Kadirli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BURÇKARAKUYU
Gaziantep şehrinde, Burç bucağına bağlı bir yer.
DEĞİRMENSUYU
Diyarbakır ili, Çüngüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Muş ili, Karaağıl nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIKARAKUYU
Adıyaman şehrinde, Gölbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜÇÜKKARAKUYU
Gaziantep kenti, Yavuzeli ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
İNCİRLİKUYU
İçel ili, Tarsus ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ZİNCİRLİKUYU
Kastamonu ili, Tosya ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Konya şehri, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÜYÜKKARAKUYU
Gaziantep şehrinde, Yavuzeli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
AŞAĞIKARAKUYU
Adıyaman şehri, Belören bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ABSTRE
Soyut.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
ABSTRAKSİYONİZM
Soyutçuluk.
AFFETTUOSO
Bir parça yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.