Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yonga" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yonga ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yonga olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yonga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YONGA
YONGA
Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme, çip.
Bu bölümde tanımı içerisinde YONGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUTURUK
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler. Çok ekşi.
GAMBAK
Boynuzsuz hayvan. Saçları dökülmüş baş, kel. Dişleri dökülmüş kişi. Dolgun yüzlü. Büyük, yuvarlak. Eskiden gelin olan kızların başına koydukları tahtadan yapılmış taca benzer şey. Tepesi kesilmiş veya kırılmış ağaç. Enek demlen oyun bilyesinin biraz büyüğüne verilen ad. Çocuk oyunlarında sayı, belirli bir devreden sonraki kazanma birimi. Yonga.
SUNTA
Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.
YONGALAMAK
Yonga durumuna getirmek.
CINGI
Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.
KAMGA
Yonga.
COĞURÇGA
Ağaç yongası.
ALUMİNOTERMİ
Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.
ÇİP
Yonga. Göbek.
ALIŞIH
Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.
OYMA
Oymak işi. Oyularak yapılmış olan süsleme. Ağaç yongası. Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme. Oyularak yapılmış.
YONGALAMA
Yongalamak işi.
CİMKE
Kıvılcım. Küçük yonga. Nokta. Küçük çıkıntı, kabarcık.
FESLEK
Bir çeşit bezelye. Nohut. Üzerine kiriş atılacak direkleri birbirine bağlayan ince uzun tahta. Ağaç parçası, yonga. Aydın şehrinde, Buharkent belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
CIMIŞKA
Odun yongası. Ayçiçeği tohumu.
GAMGA
Yonga. Çelik: Çapayı demirciye götürde gamga koydur. Balta artığı.
CILINGA
Odun yongası.
ALIŞTURACAH
Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.
DEFİBRATÖR
Yongaları liflerine ayrıştıran özel alet.
ÇIPIR
Yonga.