İçinde YONGA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yonga" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yonga bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yonga ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yonga olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YONGA

Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme, çip.

YUKARIYONGALI

Muş ili, Yaygın nahiyesine bağlı bir yer.

YONGALAMA

Yongalamak işi.

YONGAR

Üç teli olan bağlama.

YONGALIK

Düzce ilinde, Gümüşova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya kenti, Akyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YONGALAMAK

Yonga durumuna getirmek.

YONGAL

Yontmaya elverişli (ağaç).

  -   -   -  

Anlamında YONGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YONGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAMBAK

Boynuzsuz hayvan. Saçları dökülmüş baş, kel. Dişleri dökülmüş kişi. Dolgun yüzlü. Büyük, yuvarlak. Eskiden gelin olan kızların başına koydukları tahtadan yapılmış taca benzer şey. Tepesi kesilmiş veya kırılmış ağaç. Enek demlen oyun bilyesinin biraz büyüğüne verilen ad. Çocuk oyunlarında sayı, belirli bir devreden sonraki kazanma birimi. Yonga.

ALIŞIH

Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.

DEFİBRATÖR

Yongaları liflerine ayrıştıran özel alet.

CIMIŞKA

Odun yongası. Ayçiçeği tohumu.

GAMGA

Yonga. Çelik: Çapayı demirciye götürde gamga koydur. Balta artığı.

KAMGA

Yonga.

SUNTA

Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.

GAMGAK

Yara üstündeki kabuk. Yonga. Haşhaşın kellesi koparıldıktan sonra kalan sakı.

ÇİP

Yonga. Göbek.

ALIŞTURACAH

Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.

OYMA

Oymak işi. Oyularak yapılmış olan süsleme. Ağaç yongası. Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme. Oyularak yapılmış.

COĞURÇGA

Ağaç yongası.

CILINGA

Odun yongası.

FESLEK

Bir çeşit bezelye. Nohut. Üzerine kiriş atılacak direkleri birbirine bağlayan ince uzun tahta. Ağaç parçası, yonga. Aydın şehrinde, Buharkent belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

GAMGAH

Yonga.

CİMKE

Kıvılcım. Küçük yonga. Nokta. Küçük çıkıntı, kabarcık.

TUTURUK

Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler. Çok ekşi.

CINGI

Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.

ALUMİNOTERMİ

Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.

ÇIPIR

Yonga.