YONGA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yonga" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. yonga ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yonga ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yonga olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YONGA

Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme, çip.

YONGAR

Üç teli olan bağlama.

YONGALAMAK

Yonga durumuna getirmek.

YONGALIK

Düzce ilinde, Gümüşova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sakarya kenti, Akyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

YONGAL

Yontmaya elverişli (ağaç).

YONGALAMA

Yongalamak işi.

  -   -   -  

Anlamında YONGA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YONGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TUTURUK

Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler. Çok ekşi.

GAMGA

Yonga. Çelik: Çapayı demirciye götürde gamga koydur. Balta artığı.

GAMGAK

Yara üstündeki kabuk. Yonga. Haşhaşın kellesi koparıldıktan sonra kalan sakı.

ALIŞIH

Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.

SUNTA

Doğramacılıkta kereste olarak kullanılan, sıkıştırılmış talaş ve yongadan yapılmış olan tahta.

ÇIPIR

Yonga.

CILINGA

Odun yongası.

ALUMİNOTERMİ

Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.

CİMKE

Kıvılcım. Küçük yonga. Nokta. Küçük çıkıntı, kabarcık.

CIMIŞKA

Odun yongası. Ayçiçeği tohumu.

ALIŞTURACAH

Odunu kolay tutuşturmak için arasına konulan çalı çırpı, yonga.

GAMBAK

Boynuzsuz hayvan. Saçları dökülmüş baş, kel. Dişleri dökülmüş kişi. Dolgun yüzlü. Büyük, yuvarlak. Eskiden gelin olan kızların başına koydukları tahtadan yapılmış taca benzer şey. Tepesi kesilmiş veya kırılmış ağaç. Enek demlen oyun bilyesinin biraz büyüğüne verilen ad. Çocuk oyunlarında sayı, belirli bir devreden sonraki kazanma birimi. Yonga.

GAMGAH

Yonga.

ÇİP

Yonga. Göbek.

OYMA

Oymak işi. Oyularak yapılmış olan süsleme. Ağaç yongası. Bir nesnenin yüzeyini özel araçlarla oyarak veya delerek türlü biçimler verme. Oyularak yapılmış.

DEFİBRATÖR

Yongaları liflerine ayrıştıran özel alet.

FESLEK

Bir çeşit bezelye. Nohut. Üzerine kiriş atılacak direkleri birbirine bağlayan ince uzun tahta. Ağaç parçası, yonga. Aydın şehrinde, Buharkent belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

CINGI

Odun yongası. Civciv. Cılız. Göz yaşı. Kıvılcım. Kor durumda ateş parçası, çıngı.

KAMGA

Yonga.

COĞURÇGA

Ağaç yongası.