Kelimeler arşivi içinde; başında "yemek" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. yemek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yemek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YEMEKLENMEK
YEMEKÇİLİK, YEMEKLEMEK
YEMEKALTI, YEMEKHANE
YEMEKLİK, YEMEKSİZ
YEMEKÇİ, YEMEKLİ
YEMEK
YEMEK
Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.
YEMEKALTI
Yemekten önce sofraya getirilen soğuk yiyecekler, ordövr.
YEMEKLİ
Yemek de yenilen. Yemek de verilen.
YEMEKLEMEK
Yemek yedirmek, şölen vermek. Doyurmak, yemek yedirmek.
YEMEKÇİLİK
Yemekçinin yaptığı iş. Yemekçi olma durumu.
YEMEKÇİ
Çalışanları, üyeleri, öğrencileri, işçileri çok olan kuruluşlara yemek yapıp satan kimse. Aşçı.
YEMEKLENMEK
Yemek yemek.
YEMEKSİZ
Yemek verilmeyen. Yemeği olmayan.
YEMEKHANE
Okul, fabrika vb. kuruluşlarda yemek yenilen büyük salon.
YEMEKLİK
Yemek yapmakta kullanılan. Yemek için ayrılan. Yiyecek şey, yiyecek maddesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
BARSAMA
Güzel kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yaban kekiğinin ortak adı.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
AŞÇIBAŞI
Birlikte çalışan birkaç aşçının başı. Bir lokanta veya evde yemek pişirmekle görevli kimse.
BAŞYEMEK
Ana yemek.
ANIK
Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
BEŞAMEL
Et yemekleri için tereyağı, un ve sütle yapılmış olan bir sos türü.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
AŞÇI
Yemek pişirmeyi meslek edinen kimse. Yemek yenilen dükkân, aşevi, lokanta. Yemek pişirip satan kimse.
ARTIKLAMAK
Yemekte artık bırakmak.
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
ALİNAZİK
Közlenmiş patlıcan, sarımsaklı yoğurt ve kıyma ile yapılmış olan bir yemek türü.
BİRAHANE
Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.
AZIKLIK
Azık olarak ayrılan veya hazırlanan yiyecekler. Hemen yemek üzere, harman zamanından önce biçilip savrulan ekin. Azık koymaya yarayan kap veya torba.
ALAKART
Seçmeli yemek, tabildot karşıtı.
APERİTİF
Ön içki. Yemek öncesinde yenen çerez vb. yiyecek.