Kelimeler arşivi içinde; başında "yemen" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. yemen ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yemen ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yemen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YEMENİCİLİK
YEMENÇAYIR
YEMENEŞİ, YEMENİCİ, YEMENİLİ, YEMENMEK
YEMENLİ, YEMENTİ
YEMENİ
YEMEN
YEMEN
Ayakkabı. Sağ, sağ taraf. Mutluluk.
YEMENİLİ
Yemeni takmış olan.
YEMENİ
Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı.
YEMENLİ
Yemen halkından olan kimse.
YEMENİCİ
Yemeni yapan veya satan kimse.
YEMENEŞİ
Kahve.
YEMENİCİLİK
Yemeni yapma işi. Yemeni alıp satma işi.
YEMENMEK
Atılmak. Sıkılmak, çekinmek.
YEMENÇAYIR
Kars ilinde, Digor ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YEMENTİ
Dikdörtgen biçiminde iki metre boyunda hasır. İnce, küçük minder.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEMEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse. Yazma satan kimse.
TARTMA
Tartmak işi. Başörtüsü, yemeni. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme.
KALAVRA
Ölçeksiz ayakkabı, yemeni. Deriden yapılmış eşya.
KÖŞKER
Yemenici, ayakkabı tamircisi.
DEĞİRMİ
Yuvarlak. Yemeni, yazma, başörtüsü. Eni boyuna eşit olan (kumaş).
ANDON
Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir. Çokça kadınlara hakaret için söylenen söz.
RİYAL
Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası. İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Yemen'de kullanılan para birimi.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
YAZMA
Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.
ÇELGİ
Alna bağlanan yazma, yemeni.
ANDİLİK
Kadınların, bilhassa kızların bir çeşit yemeni bağlama şekli ki yemeninin bağları saçın altından, kulakların ardından geçirilerek alında düğümlenir: Şu koca koknaya bakın gençler gibi andilik bağlamış.
KUNDAKLAMAK
Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.
AKTARAĞACI
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Yemenicilikte, yemenileri çevirmek için kullanılan uzun ve yuvarlak bir ağaç.
AĞINCE
Çember, yazma, yemeni.
PUSVAL
Yemenicilerin kullandığı ölçü.
ÇEKMELİK
Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
ÇATMAK
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.
BOBUÇ
Ayakkabı, pabuç, bir çeşit terlik, yemeni. Mısır ekmeği.
BAĞLAK
Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Av hayvanlarının geçeceği yer, avlanma yeri. Ormanlık ve kayalık yerlerdeki geçit. Çitle çevrilmiş tarla. Ana suya karışan derecikler. Tarlaları korumak için kenarlarına çekilen harçsız duvar, çit. Yemeni, renkli basmadan yapılan baş örtüsü. Türkünün son dörtlüğü. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Oyunun sonucunu bağlayan son söz. Paklama işlemi uygulanacak kangalların, çelik tel ile bağlanarak bir araya getirilmiş birkaçı. Bir edebiyat parçasının içindeki fikirleri bağlıyan sonuç.