Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yel" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANTİBAKTERİYEL
DİFERENSİYEL, DİFERANSİYEL
ENDÜSTRİYEL, ABAKTERİYEL
BAKTERİYEL, POTANSİYEL
PARSİYEL, MUHAYYEL, KIZILYEL, DOĞRUYEL
SARIYEL, KURUYEL, KOBAYEL, KARAYEL, KABAYEL, ISSIYEL, GURUYEL, TERSYEL, GARAYEL, GABAYEL, DELİYEL, ÇARKYEL, BİSİYEL, AVCIYEL
GÖKYEL, İSİYEL, KANYEL
DİYEL, BİYEL, SİYEL, SEYEL, TEYEL, MİYEL, MEYEL, AKYEL, BEYEL
AYEL
YEL
YEL
Rüzgâr. Romatizma ağrısı. Kalın bağırsaktaki gaz.
DİFERENSİYEL
Ayırt edici.
POTANSİYEL
Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).
ANTİBAKTERİYEL
Bakteri üremesini engelleyen. Bakteriyel üremeye engel olma veya bakterilerin öldürülmesi. Bakterilerin yaşamasını durduran veya üremesini önleyen kimyasal madde.
PARSİYEL
Kısmi, bütünün bir kısmı.
DİFERANSİYEL
Dönemeçlerde otomobilin iki arka tekerleğinin ayrı hızla dönmesini sağlayan bir dişli aygıt. Özellikle fonksiyonların değişmeleriyle ilgili matematik dalı.
KARAYEL
Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk, kimi kez fırtına niteliğinde yerel rüzgâr. Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk yel.
DOĞRUYEL
Gün doğudan esen yel.
KURUYEL
Romatizma.
MUHAYYEL
Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen.
KOBAYEL
Lodos.
KIZILYEL
Güneyden esen rüzgâr. Doğudan esen rüzgâr. Albümin hastalığı. Kimi yiyecekler nedeniyle karnın sağ yanında duyulan gaz sancısı.
ABAKTERİYEL
Bakteri bulunmayan.
SARIYEL
1.Doğudan esen ılık yel. 2.Kışın ırmak vadilerinden gelen sert, soğuk yel.
ENDÜSTRİYEL
Sınai.
BAKTERİYEL
Bakterilerle ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMAÇLI
Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BADISABA
Sabah yeli.
BABAFİNGO
Yelkenli gemilerde direklerin ve gabyanın üstünde bulunan en yüksek bölüm.
ARMADOR
Geminin direk, seren, yelken, ip vb. donanımını düzenleyen usta.
BARÇA
Orta Çağda kullanılan kürekli ve yelkenli taşıma gemisi. Kalyon türünden küçük savaş gemisi.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
AYIBACAĞI
Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi.
AİDAT
Dernek, kuruluş, kulüp üyelerinin belli sürelerde, belli miktarlarda ödedikleri para, ödenti. Bir hizmet karşılığı sürekli ve düzenli ödenen para. Kesenek.
APAZLAMAK
Avuçlamak. Gemi apazlama rüzgârla gitmek. Yelken rüzgârla dolup şişmek.
AKI
Herhangi bir kuvvet alanında, belli bir düzlemin belli bir bölümünden geçtiği varsayılan güç çizgileri, seyelan.
ANEMOMETRE
Yelölçer.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ARMA
Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.
BASTİKA
Bir yelken serenine veya herhangi bir ağaca açılan delik.
ARİYA
Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.