Kelimeler arşivi içinde; başında "yek" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. yek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YEKLEMCİKTEN
YEKNESAKLIK, YEKMELENMEK, YEKİNDİRMEK
YEKTAHTADA, YEKENNEMEK, YEKELTMEYH, YEKELENMEK, YEKEÇALIĞI
YEKTAPTAN, YEKLENMEK, YEKRENMEK, YEKDAPTAN, YEKTİRMEK, YEKGELMEK, YEKDİĞERİ, YEKDİRMEK, YEKELTMEK
YEKİNMEK, YEKAHENK, YEKNESAK, YEKVÜCUT, YEKLEMEK, YEKİTMEK, YEKELMEK, YEKRİMEK
YEKİNİŞ, YEKİNME, YEKELİK, YEKEMEK, YEKPARE, YEKAVAZ, YEKİDEN, YEKEPER, YEKMETİ
YEKSAN, YEKMEK, YEKREK, YEKEKE, YEKTEN
YEKKE, YEKTE, YEKTİ, YEKUN, YEKÜN, YEKUR, YEKTA, YEKRE, YEKLİ, YEKLE, YEKİN, YEKEN, YEKEK
YEKE, YEKA
YEK
YEK
Bir, tek.
YEKTAPTAN
Birden, birdenbire. Bir kezde, toptan.
YEKLENMEK
Dayanmak, bir yere gücünü harcamak, bindirmek. Üstüne yürümek, saldırmak.
YEKENNEMEK
Ele geçirmek.
YEKLEMCİKTEN
Yalandan, şakadan.
YEKNESAKLIK
Tekdüzelik.
YEKTİRMEK
Hafif topallamak. Bir ayağını aksatarak yürümek, topalmak.
YEKELTMEYH
Büyütmek.
YEKTAHTADA
Bir kezde, toptan.
YEKGELMEK
Diz çökmek, çömelmek.
YEKİNDİRMEK
Yerinden kaldırmak, yukarı kaldırmak.
YEKEÇALIĞI
Öküzlerde görülen bir hastalık.
YEKELENMEK
Kibirlenmek.
YEKRENMEK
Bir eylem yapmaya davranmak. Ikınmak, bir eylem yapmak için güç kullanmaya davranmak.
YEKDAPTAN
Birden, birdenbire.
YEKMELENMEK
İstekle yüklenmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TEKDÜZELİK
Tekdüze olma durumu, yeknesaklık, biteviyelik, monotonluk.
YEKİNME
Yekinmek işi.
TAH
Bozulmuş, çürümüş üzüm : Bu yıl tiyeklerde tah çok. İşte. Gösterme ünlemi.
TOPLAM
Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.
LIH
Geniş, büyükçe: Eyekgavı eyeğıma lıh olor.
HEĞRİ
Yahu anlamında kullanılır: Çarşıya gitmiyek heğri. Bundan böyle, artık: Yürü heğri.
YEKİNİŞ
Yekinme işi.
SİYEKLİ
Hayvanın cinsel organlarına yakın yerden kesilen kısa, sarı, kötü kokulu tüyler : Bu yün hep siyekli bundan iyi keçe olmaz. Manisa şehri, Osmancalı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇIRNIK
Küçük boyda kayık. Üç flok yelkeni bulunan, iki yüz tona kadar olabilen, tek ve yekpare direkli yelkenli. Bir çeşit tahterevalli. Serçeye benzer bir çeşit kuş. Taşlı yol, patika. İki başı eğri balıkçı veya tahıl kayığı. Küçük dere. İnce ağaçlı sık orman. Küçük boyda tek ve yekpare direkli, üçgen biçiminde üç yelkeni bulunan ve 200 tona kadar kapasiteli yelkenli gemi. Kayık, sandal. Sinop şehri, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BRONŞEKTAZİ
Bronş iç boşluğunun kese veya silindir tarzında kalıcı biçimde anormal genişlemesi, bronşektazis, bronşiyektazi, bronşiektazi.
ÜRETRA
Sidiği, sidik kesesinden dışarı taşıyan kanal. Siyek. İdrarı, idrar kesesinden dışarıya taşıyan ince kanal. Sidik borusu.
TÜMÇAĞRI
Savaş bölgesinde olan bütün halkın topyekûn savaşa çağrılması.
YEKLEMEK
Bir ağırlığı kaldırmaya güç harcamak: Altmış kiloluk çuvalı bir yekleyişte kaldırdım. Üstüne çullanmak, vurmak.
TEKDÜZE
Değişmeksizin, düzenli, aynı biçimde tekrarlanan, sürüp giden, tek örnek, muttarit, yeknesak, monoton. (te'kdüze) Değişmeyerek, aynı biçimde tekrar edilerek, bitevi, biteviye.
YEKEMEK
Hafif topallamak. Yıkamak. Yıkamak, bk. yâkimek, yekemak, yeykamak, yümek.
CEBİRE
Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva veya tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha, süyek, koaptör. Rayları iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk.
BEKLEYEKOYMA
Bekleyekoymak işi.
ÇISTİH
Yüzü yekpare, altı kösele, yanları lastikli pabuç.
YÜMEK
Yıkamak. Yıkamak, bk. yekemek vb.
YEKLİ
Yalandan, şakadan: Bu sözü yekli söylüyorum.