Kelimeler arşivi içinde; başında "yeg" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. yeg ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yeg ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yeg olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YEGNİLTMEK, YEGİNLEMEK, YEGENAŞISI, YEGENNEMEK
YEGELEMEK, YEGİLEMEK
YEGİNMEK, YEGİLGEN
YEGREYH
YEGİÇE, YEGNİK, YEGANE
YEGEN, YEGİN, YEGİT, YEGLİ, YEGAN, YEGAH
YEGİ, YEGE, YEGA
YEG
YEG
Daha iyi, yeğ.
YEGİLGEN
Şımarık, sevimsiz.
YEGEN
Yeğen. Eski türkçe yegen: yeğen. Yeğen, bk. yigen.
YEGİN
Titiz. Çok bol, bereketli. Çabuk, acele; yegin yegin getmek, yegin süvari. Seri, eline ayağına çabuk.
YEGİÇE
Yeni yetişen üzüm bağı.
YEGENNEMEK
Oynarken göbek atmak.
YEGREYH
Eski türkçe yigrek: bol; bereketli; daha iyi.
YEGİNMEK
Bir eylem yapmaya davranmak.
YEGNİK
Hafif.
YEGENAŞISI
Bir çeşit kaysı ağacı.
YEGİLEMEK
Yemlemek.
YEGİT
Baba. Yiğit.
YEGNİLTMEK
Hafifletmek. Yükünü azaltmak, hafifletmek.
YEGELEMEK
Eğelemek.
YEGANE
Biricik, tek.
YEGİNLEMEK
Artmak, güçlenmek: Nehrin suyu git gide yeginliyor. Artmak, güçlenmek (hız, sayı vb.).
Bu bölümde tanımı içerisinde YEG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PALMİYE
Palmiyegillerden olan ağaçların genel adı.
NEVA
Ses, ahenk, nağme. Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi.
FERAHFEZA
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
YEY
Yeğ. Ağlayan çocuğu susturmak için yinelenerek kullanılan bir ünlem: Yey yey gel ağlama, yey yey. Eski türkçe yeg: yeğ , daha iyi. Bir çocuk oyuncağı olan tüfekli yay. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
TEKÇE
Birleşmeli ve birimli öbeksi. Ozanın bir koşuğuna katmayıp yalnız bıraktığı koşa. / Andım çağırdım ismini bunca zaman senin / Feryadıma yetişmedin Allah! Yok musun? (Muallim Naci, Füruzan). Bir topluluk oluşturan şeylerin her biri. Tek başına, yalnız. Yegâne, eşsiz, benzersiz.
EVHAT
Tek, yegâne, biricik.
BİRTEK
Eşi olmayan, çok sevilen, yegâne.
MERCANAĞACI
Fasulyegillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri parlak kırmızı, tırmanıcı bir süs bitkisi (Erythrina).
TEK
Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).
FASULYE
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.
YİREYH
Eski türkçe yeg: daha yürekli; cesaretli.
BİRİCİK
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne.