Kelimeler arşivinde; içinde "yeg" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yeg bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yeg ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yeg olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TERBİYEGÖZLÜĞÜ
FASULYEGİLLER, PALMİYEGİLLER
SULTANİYEGAH
YEGNİLTMEK, DİYEGÖRMEK, YEGİNLEMEK, KÜYEGÖRMEK, MÜTEYEGGIZ, YEGENNEMEK, YEGENAŞISI
YEGELEMEK, YEGİLEMEK
YEGİNMEK, YEGİLGEN
ŞAYEGAN, YEGREYH
YEGİÇE, YEGNİK, AYEGEN, YEGANE
YEGEN, YEGAN, YEGAH, YEGİN, İYEGİ, YEGİT, YEGLİ
YEG
Daha iyi, yeğ.
KÜYEGÖRMEK
Bekleyedurmak.
YEGİLGEN
Şımarık, sevimsiz.
SULTANİYEGAH
Klasik Türk müziği makamlarından biri.
FASULYEGİLLER
Kapalı tohumlu, iki çenekli, ayrı taç yapraklı çiçekli bitkiler familyası.
TERBİYEGÖZLÜĞÜ
Koşulu bir durumda olan atların, yanlarını görerek ürkmelerini önlemek amacıyla, başlığın gözlük bölümündeki dört köşe ya da yuvarlak meşin parçaları. (Amasya).
YEGİNLEMEK
Artmak, güçlenmek: Nehrin suyu git gide yeginliyor. Artmak, güçlenmek (hız, sayı vb.).
YEGİLEMEK
Yemlemek.
YEGİNMEK
Bir eylem yapmaya davranmak.
DİYEGÖRMEK
Söylediğinde direnmek tekrar tekrar söylemek.
YEGENNEMEK
Oynarken göbek atmak.
YEGENAŞISI
Bir çeşit kaysı ağacı.
MÜTEYEGGIZ
Arapça kökenli müteyakkız: müteyakkız.
YEGELEMEK
Eğelemek.
PALMİYEGİLLER
Genellikle sıcak bölgelerde yetişen, basit bir kongövde ve bunun tepesinde yelpaze biçiminde telek damarlı yaprakları olan, hurma ve Hindistan cevizi ağaçlarını içine alan bir familya.
YEGNİLTMEK
Hafifletmek. Yükünü azaltmak, hafifletmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YEG geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FERAHFEZA
Klasik Türk müziğinde, yegâh perdesinde karar kılan makamlardan biri.
FASULYE
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.
TEK
Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).
EVHAT
Tek, yegâne, biricik.
MERCANAĞACI
Fasulyegillerden, sıcak ülkelerde yetişen, çiçekleri parlak kırmızı, tırmanıcı bir süs bitkisi (Erythrina).
YEGİN
Titiz. Çok bol, bereketli. Çabuk, acele; yegin yegin getmek, yegin süvari. Seri, eline ayağına çabuk.
PALMİYE
Palmiyegillerden olan ağaçların genel adı.
YİREYH
Eski türkçe yeg: daha yürekli; cesaretli.
NEVA
Ses, ahenk, nağme. Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi.
YEY
Yeğ. Ağlayan çocuğu susturmak için yinelenerek kullanılan bir ünlem: Yey yey gel ağlama, yey yey. Eski türkçe yeg: yeğ , daha iyi. Bir çocuk oyuncağı olan tüfekli yay. (Beyceğiz Fatsa Ordu).
BİRİCİK
Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne.
YEGEN
Yeğen. Eski türkçe yegen: yeğen. Yeğen, bk. yigen.
BİRTEK
Eşi olmayan, çok sevilen, yegâne.
TEKÇE
Birleşmeli ve birimli öbeksi. Ozanın bir koşuğuna katmayıp yalnız bıraktığı koşa. / Andım çağırdım ismini bunca zaman senin / Feryadıma yetişmedin Allah! Yok musun? (Muallim Naci, Füruzan). Bir topluluk oluşturan şeylerin her biri. Tek başına, yalnız. Yegâne, eşsiz, benzersiz.