Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yağan" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yağan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yağan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yağan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAĞAN
Yağmur, kar. Aksaray şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
GIYAĞAN
Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz.
YİYAĞAN
Yiyip içmeye düşkün, boğazına düşkün.
DUYAĞAN
Çok duyan.
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak.
AYAĞAN
Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
ŞIVGIN
Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün, çıvgın. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur, çıvgın.
YAĞIŞ
Yağma işi. Yağan yağmur ya da kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur.
YAĞMURLU
Yağmuru olan, yağmur yağan.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.
AKDÖRT
Soğuk gecelerde yağan çiğin donması, kırağı. İç pantolonu. 7-8 cm. uzunluğunda dört ağaç parçasiyle oynanan bir ev oyunu.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış. Yoğunluk. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.
KIRKİKİNDİ
Genellikle Orta Anadolu'da ikindi zamanı yağan sürekli yağmurlar. Bu yağmurun yağdığı dönem.
AHMAĞISLADAN
Hafif yağan yağmur.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
TUFAN
Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur. Şiddetli yağmur. Çok yoğun ya da şiddetli şey.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.