Kelimeler arşivi içinde; başında "yağan" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. yağan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yağan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yağan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAĞANDIRIK, YAĞANNAMAK
YAĞANAKLI
YAĞANMAK
YAĞANAK, YAĞANNI
YAĞAN
YAĞAN
Yağmur, kar. Aksaray şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YAĞANMAK
Yapmayı tasarladığı kötülüğü şurda burda söylemek, atıp tutmak. Dalkavukluk yapmak. Kin bağlamak, düşmanlık duymak, husumet beslemek. Horozlanmak, kafa tutmak, atıp tutmak.
YAĞANAK
Yığınak.
YAĞANNI
Sırt.
YAĞANNAMAK
Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.
YAĞANAKLI
Şiddetli, sağanaklı.
YAĞANDIRIK
Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış. Yoğunluk. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
AKDÖRT
Soğuk gecelerde yağan çiğin donması, kırağı. İç pantolonu. 7-8 cm. uzunluğunda dört ağaç parçasiyle oynanan bir ev oyunu.
ŞIVGIN
Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün, çıvgın. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur, çıvgın.
YAĞIŞ
Yağma işi. Yağan yağmur ya da kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
YAĞMURLU
Yağmuru olan, yağmur yağan.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.
TUFAN
Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur. Şiddetli yağmur. Çok yoğun ya da şiddetli şey.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
AHMAĞISLADAN
Hafif yağan yağmur.
KIRKİKİNDİ
Genellikle Orta Anadolu'da ikindi zamanı yağan sürekli yağmurlar. Bu yağmurun yağdığı dönem.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.