Kelimeler arşivinde; içinde "yağan" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yağan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yağan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yağan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAYAĞANLIK, KAYAĞANTAŞ, YAĞANDIRIK, YAĞANNAMAK
YAĞANAKLI
YAĞANMAK
KAYAĞAN, DUYAĞAN, GIYAĞAN, YAĞANAK, YAĞANNI, YİYAĞAN
AYAĞAN
YAĞAN
YAĞAN
Yağmur, kar. Aksaray şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak.
GIYAĞAN
Bataklıklarda yetişen bir çeşit saz.
YAĞANDIRIK
Kağnıda, boyunduruğu oka tutturan kayış parçası.
YAĞANNAMAK
Yapmayı tasarladığı davranışı orda burda söylemek, atıp tutmak.
DUYAĞAN
Çok duyan.
KAYAĞANTAŞ
Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
AYAĞAN
Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.
YAĞANAKLI
Şiddetli, sağanaklı.
YAĞANMAK
Yapmayı tasarladığı kötülüğü şurda burda söylemek, atıp tutmak. Dalkavukluk yapmak. Kin bağlamak, düşmanlık duymak, husumet beslemek. Horozlanmak, kafa tutmak, atıp tutmak.
YAĞANAK
Yığınak.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
YAĞANNI
Sırt.
YİYAĞAN
Yiyip içmeye düşkün, boğazına düşkün.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUFAN
Nuh Peygamber zamanında yağan ve bütün dünyayı su altında bırakan şiddetli yağmur. Şiddetli yağmur. Çok yoğun ya da şiddetli şey.
AHMAĞISLADAN
Hafif yağan yağmur.
ŞIVGIN
Budanmış yaşlı ağaçların budanan yerlerinden çıkan taze sürgün, çıvgın. Rüzgâr ve karla karışık yağan yağmur, çıvgın.
ÇİSENTİ
Toza benzer biçimde ince ince yağan şey.
KARLI
Üstünde kar bulunan. Kar yağan.
SERPİNTİ
Dökülen veya akan bir şeyden sıçrayıp serpilen bölüm. Damlacıklar, tanecikler durumunda, azar azar yağan yağmur veya kar, çilenti. Bir şeyin etkisi azalarak kalan veya gelen kısmı.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
AHMAKISLATAN
Yavaş yavaş ve ince ince yağan yağmur, çisenti.
YAĞMURLU
Yağmuru olan, yağmur yağan.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını. Etki ve iz bırakan güçlü durum veya davranış. Yoğunluk. Hareket hâlindeki büyük kalabalık, yığın.
YAĞIŞ
Yağma işi. Yağan yağmur ya da kar miktarı. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağmur.
KIRKİKİNDİ
Genellikle Orta Anadolu'da ikindi zamanı yağan sürekli yağmurlar. Bu yağmurun yağdığı dönem.
AKDÖRT
Soğuk gecelerde yağan çiğin donması, kırağı. İç pantolonu. 7-8 cm. uzunluğunda dört ağaç parçasiyle oynanan bir ev oyunu.
AKYAMIR
İri taneli ve hızlı yağan yağmur.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
KARGIN
Eriyen karların oluşturduğu akarsu. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Marangozlukta kullanılan bir tür büyük rende. Karla karışık yağan yağmur.