YANIR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yanır" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. yanır ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yanır ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yanır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YANIR

Sırt. Yük ve binek hayvanının sırtında, eğer ve semerin açtığı yara. Sırtı yaralı. Böğür. Hayvanların sırtında açılan yara. Sağaltma amacıyla dağlamak yüzünden açılan yara. Yara. Yaka kiri. Çamsakızı. Yanar (nesne için). Çamsakızı, reçine.

YANIRMAK

Aramak, özlemek.

YANIRLI

Sırt. Kir bağlamış.

YANIRDAMAK

Yanlış ve boş sözlerle gevezelik etmek.

YANIRAK

Az yan, azıcık yanda olan.

  -   -   -  

Anlamında YANIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YANIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BEZENÇ

Değerli süs eşyaları (çoğunlukla kazanç sözcüğüyle birlikte kullanılır): Böyle yimeye kazanç bezenç mi dayanır.

VİSTAVİSİON

Bir geniş görüntülük ve ruhsal üçboyutlu işlemi. (CinemaScope gibi tek alıcı, tek film, tek göstericiye dayanır. Ancak bu işlemde olağan 35 mm'lik film, alıcı ve göstericide yukarıdan aşağıya doğru değil yanlamasına geçer. Böylelikle 35 mm'lik film üzerinde bir resim 4 değil 8 deliklik yeri kaplar. Vistavision'un bir çeşidinde, göstericide de film yanlamasına geçer. Bir başka çeşidindeyse, büyük boy resim yeniden 35 mm'lik olağan resim boyuna indirilir, fakat özel bir mercek yardımıyla, seçiklik bozulmadan bu resim büyültülebilir).

SAVRUKLAMA

Güldürü filmlerinin en yalınç, en ilkel ve özellikle sinemanın ilk yıllarından sessiz sinemanın sonuna dek büyük bir gelişme gösteren çeşidi. Sinemadaki savruklama, 1. yüzyılda İtalya'da ortaya çıkan "commedia dell'arte"ye, Orta Çağ farslarının geleneğine, İngiliz müzikhollerindeki pandomimaya dayanır. Savruklamada gülüt denilen gülünç buluşlar birbirini hızla izler; sopalama, kovalama, tekme atma, kremalı pasta fırlatma, beklenmedik rastlaşma gibi kaba güldürme öğeleri bol bol kullanılır. Bütün bunlar sağlam bir mantık dizisi içinde, baş döndürücü bir hızla gelişir; izleyiciye hemen hemen soluk alma fırsatı verilmez. Bazen bunun yanı sıra saçmanın, mantık dışının, gerçek dışının da yer aldığı görülür. Savruklamanın belli tipleri vardır; bunlar kalıp tiplerdir; kaba makyajlıdır; davranışları abartmalıdır. Savruklamada dizem çok hızlıdır; hatta çoğunlukla hızlandırılmış devinime başvurulur, film hilelerinden büyük ölçüde yararlanılır. Savruklama, öbür güldürü filmleri çeşitlerine temel olmuş, bu çeşitler içinde sav-ruklama örneklerine de zaman zaman yer verilmiştir.

EASTMANCOLOR

ABD'deki Eastman Kodak üretimliğinin, Kodachrome ile Ektacolor'dan geliştirdiği renkli film işlemi. (Tek taban üzerinde üç ayrı renge duyarlığı olan üç duyarkat temeline dayanır. Technicolor gibi özel bir alıcı gerektirmeyen Eastmancolor'un herhangi olağan bir 35 mm'lik alıcıda kullanılabilmesi, bu renkli film işleminin birdenbire çok yaygınlaşmasını sağlamıştır).

KIRÇAN

Kış günlerinde insanların sakal ve bıyığı, hayvanların tüyleri, bitkilerin yaprak ve dalları üzerinde olan buz. Kıldan yapılan iplik : Kırçan kilimi çok dayanır. Kırgın, hastalıklı, sağlıksız. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanlarda olan bir hastalık. Diken ucu. Sakızın patlaması için kullanılan özün çıktığı dikenli bitkinin taze filizleri : Bizim karılar kırçan toplamağa gittiler. Halk dilinde Sarılık.

DERMATOFİTOZİS

Deri ve eklentilerinin keratinli tabakalarının patojen dermatofit türü mantarlardan biriyle yüzeysel, çok bulaşıcı ve insanlara da bulaşabilen enfeksiyonu, epidermofitozis, Halk dilinde demregü, dermem. Tanı anamneze, klinik bulgu, deri kazıntılarının ve kılların mikroskobik incelemesine, kılların morötesi ışık altında muayenesine, deri biopsilerine ve mantar kültürlerine dayanır.

KULOMETRE

Yük miktarının ölçülmesini sağlayan bir düzenek. Elektronik kulometreler akım/zaman eğrisinin integralini alabilir. Kimyasal kulometreler, yardımcı bir hücrede reaksiyonun oluşma derecesine dayanır.

ÇIRKMAK

Çamaşırı taş üstünde döverek yıkamak. Ağacı silkelemek: Bu ağaçta erik çoktur çırkta biraz dökülsün. Öfkeyle silkelemek, dövmek: Yavaş, kız çocuk o kadar çırkmaya dayanır mı?.

SOMCULUK

Yirminci yüzyıl başlarında İspanyol ressamı P. Picasso tarafından resim sanatında açılan ve sonra öteki sanat kollariyle birlikte edebiyata da geçen çığır, ki ifadeyi güya kabartmalı göstermek için "Kokular görmek, Sesler yağmak" gibi duyuları birbirine karıştıran anlatışlara ve buna benzer öznel görüşlere dayanır.

MUKAVEMET

Dayanma, karşı durma, karşı koyma, dayanırlık. Direnç.

VARLIKÇILIK

İkinci Dünya Savaşının sonunda, Fransız yazarlarından Jean - Paul Sartre tarafından kurulmuş özel bir edebiyat çığırıdır. Bu çığır, insanın varlığı ve hürlüğü tek gerçek olduğu halde onu saran dünyayı bir türlü anlıyamamaktan doğan umutsuzluk ve bezginlik içinde hayatı tatsız ve saçma bulması müşahedesine dayanır.