Sonu YANIT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yanıt" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yanıt ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yanıt olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yanıt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YANIT

Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.

YIĞIYANIT

Bir görüşmede görüşmecinin karşılaştığı güç soru ve tutumlara karşı hazır kalıplı yanıtları.

KARŞIYANIT

Gözlem ya da ölçüye vurulan bireyin bir soru ya da sınara verdiği yanıt ya da bir uyarana gösterdiği tepki.

  -   -   -  

Anlamında YANIT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YANIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CEVAPLANDIRMA

Cevaplandırmak işi, yanıtlandırma.

ÇİZELİK

Bir soru çizinliğinde yanıt seçenekleri aynı olan soruları içinde toplayan ve ortak başlıkları bulunan çizelge.

ANNAÇ

Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Yan taraf: Bizim evin amacında bir ağaç var. Cevap, karşılık: Mektubumun annacını çabucak yolla. Karşı. Karşılık, yanıt: Mektubumun arınan geldi. Tam karşı.

CEVAPSIZLIK

Cevapsız olma durumu, yanıtsızlık.

CEVAPSIZ

Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız. Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız olarak.

REAKSİYON

Tepki. Tepkime. Yanıt.

CEVAPLAMA

Cevaplamak işi, yanıtlama.

AKIŞTA

"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.

CEVAPLANMA

Cevaplanmak işi, yanıtlanma.

CEVAPLI

İçinde cevap bulunan, yanıtlı.

CEVAPLAMAK

Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya karşılık vermek, yanıtlamak.

CEVAPLANDIRMAK

Bir şeyin cevabını, karşılığını vermek, yanıtlandırmak.

BELİRTİM

Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Bir nesnenin ölçüsü, niteliği, yeri ve benzeri gibi belirtici özelliklerinin ortaya çıkarılarak belirgin kılınması. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim.

CEVAPLANDIRILMAK

Bir şeyin cevabı, karşılığı verilmek, yanıtlandırılmak.

CUVAB

Cevap, yanıt.

AŞI

Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.

CEVAP

Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.

CEVAPLANDIRILMA

Cevaplandırılmak işi, yanıtlandırılma.

KARŞILIK

Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

ANSITMA

Bir görüşmede belli soruların olanaklı yanıt seçeneklerinin görüşmeci tarafından yüksek sesle okunması.