Kelimeler arşivinde; içinde "yanıt" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yanıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yanıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yanıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YANITLANDIRILMAK
YANITLANDIRILMA, YANITLAYABİLMEK
YANITLANDIRMAK, YANITLAYABİLME
YANITLANDIRMA
YANITLANMAK, YANITLAYICI, YANITSIZLIK
YANITLAMAK, YANITLANMA, KARŞIYANIT
YANITLAMA, YIĞIYANIT
YANITSIZ, YANITMAK
YANITLI
YANIT
YANIT
Cevap. Canlı organizmaların tedavi veya diğer nedenlerle maruz kaldığı maddelere, durumlara karşı gösterdiği tepkime, reaksiyon.
YANITLANDIRMAK
Cevaplandırmak.
YIĞIYANIT
Bir görüşmede görüşmecinin karşılaştığı güç soru ve tutumlara karşı hazır kalıplı yanıtları.
YANITLANMAK
Cevaplanmak.
YANITLAYICI
Bir soruşturu ya da görüşmede bilgi alınmak üzere kendisine soru yöneltilen ve soruya amaca uygun olarak yanıt veren kişi.
YANITLAYABİLME
Yanıtlayabilmek durumu.
YANITSIZLIK
Cevapsızlık.
YANITSIZ
Cevapsız.
YANITLANDIRILMAK
Cevaplandırılmak.
YANITLANMA
Cevaplanma.
YANITLAMA
Cevaplama.
YANITLAMAK
Cevaplamak.
YANITLANDIRMA
Cevaplandırma.
YANITLAYABİLMEK
Yanıtlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARŞIYANIT
Gözlem ya da ölçüye vurulan bireyin bir soru ya da sınara verdiği yanıt ya da bir uyarana gösterdiği tepki.
YANITLANDIRILMA
Cevaplandırılma.
Bu bölümde tanımı içerisinde YANIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
REAKSİYON
Tepki. Tepkime. Yanıt.
CEVAPLAMAK
Bir soruya, bir isteğe, bir söz veya yazıya karşılık vermek, yanıtlamak.
KARŞILIK
Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
CEVAPLANDIRMA
Cevaplandırmak işi, yanıtlandırma.
CEVAPLANMA
Cevaplanmak işi, yanıtlanma.
CEVAPLANDIRMAK
Bir şeyin cevabını, karşılığını vermek, yanıtlandırmak.
AKIŞTA
"Halay" ya da "nanay" denilen, beş altı kişinin yüksek sesle koro halinde söyledikleri, başka bir kümenin de bu havaya uyarak oynadığı oyunlar arasında sorulu - yanıtlı söylenen "bayati" biçimdeki koşuk. bk. bayati.
CEVAPSIZLIK
Cevapsız olma durumu, yanıtsızlık.
CUVAB
Cevap, yanıt.
ANSITMA
Bir görüşmede belli soruların olanaklı yanıt seçeneklerinin görüşmeci tarafından yüksek sesle okunması.
CEVAPSIZ
Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız. Cevabı verilmemiş, karşılıksız, yanıtsız olarak.
CEVAP
Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.
AŞI
Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen.
CEVAPLANDIRILMA
Cevaplandırılmak işi, yanıtlandırılma.
BELİRTİM
Kamulaştırılması kararlaştırılan toprakların başka amaçlarla kullanılmasını, vurgunculuğa konu yapılmasını önlemek ve genel olarak taşınmazlar üzerinde başkalarının olan hakları belirtmek amacıyla, bu durumun, tapu kütüğüne işlenmesi. Bir nesnenin ölçüsü, niteliği, yeri ve benzeri gibi belirtici özelliklerinin ortaya çıkarılarak belirgin kılınması. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim.
CEVAPLI
İçinde cevap bulunan, yanıtlı.
CEVAPLANDIRILMAK
Bir şeyin cevabı, karşılığı verilmek, yanıtlandırılmak.
ÇİZELİK
Bir soru çizinliğinde yanıt seçenekleri aynı olan soruları içinde toplayan ve ortak başlıkları bulunan çizelge.
ANNAÇ
Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Yan taraf: Bizim evin amacında bir ağaç var. Cevap, karşılık: Mektubumun annacını çabucak yolla. Karşı. Karşılık, yanıt: Mektubumun arınan geldi. Tam karşı.
CEVAPLAMA
Cevaplamak işi, yanıtlama.