Kelimeler arşivi içinde; başında "yalt" olan, toplam 22 adet kelime bulunmaktadır. yalt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yalt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YALTAHLANMAK, YALTAKLANMAK
YALTAHCILIH, YALTAHÇILIH, YALTAKÇILIK, YALTAKLANIŞ, YALTAKLANMA
YALTANMAK, YALTAKMAK, YALTAKLIK
YALTURAK, YALTKAYA, YALTIRAY, YALTIRAK, YALTAKÇI, YALTAHCI, YALTABAN
YALTAK, YALTIR, YALTAH
YALTI
YALT
YALT
Yalçın, sert.
YALTANMAK
Dalkavukluk etmek. Yalvarmak, dilemek. Sözünü geçirmek, kendini sevdirmek.
YALTAKLANMAK
Birine hoş görünmek için onursuzca davranmak, dalkavukluk etmek, tabasbus etmek.
YALTIRAY
Ay gibi parlak olan.
YALTAKMAK
Dalkavukluk etmek.
YALTAKÇILIK
Dalkavukluk.
YALTKAYA
Rize kenti, Hemşin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YALTAKLANMA
Yaltaklanmak işi, dalkavukluk.
YALTAKLIK
Dalkavukluk.
YALTAHCILIH
Dalkavukluk.
YALTURAK
Kuyrukluyıldız.
YALTIRAK
Işık, parıltı. Kuyruklu yıldız.
YALTAKLANIŞ
Yaltaklanma işi.
YALTAKÇI
Dalkavuk.
YALTAHLANMAK
Dalkavukluk etmek.
YALTAHÇILIH
Dalkavukçuluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALKAVUKÇA
Dalkavuk gibi, yaltakça. (dalkavu'kça) Dalkavuğa yakışır bir biçimde, yaltakça.
DALKAVUK
Kendisine çıkar sağlayacak olanlara aşırı bir saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse, huluskâr, yağcı, yalaka, yağdanlık, yalpak, yaltak, yaltakçı, kemik yalayıcı, çanak yalayıcı. Saraylarda devlet büyüklerini nükteli sözlerle eğlendiren kimse.
BELLO
Yaltaklanan kimse, dalkavuk. Yüzsüz, utanmaz, boşboğaz.
GARECE
Boşuna, sebepsiz olarak: Garece yaltaklanıp durmaz ya vardır çıkalık bir işi.
DİLKÜLENMEK
Yaltaklanmak, tabasbus etmek.
KÖPEKLİK
Köpek gibi davranma, yaltaklanma.
DİLKÜCEKLİK
Yaltaklanma, tabasbus.
GILINMAK
Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Beğenmek, alçak gönüllülük göstermek.
GILDIRDAMAK
Hareket eden şey ses çıkarmak: Değirmen gıldırdıyor. Fare kemirirken ses çıkarmak. Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Kendi kendine, yavaş yavaş çalışmak. Çabuk iş yapmak: Biraz gıldırda. Ancak idare etmek, zor geçinmek. Gevezelik etmek.
SOYTARI
Söz ve davranışlarıyla halkı güldürüp eğlendiren kimse, maskara. Hileci, yaltak kimse, kaşmer.
TABASBUS
Yaltaklık.
KÖPEKLEŞMEK
Onurunu yitirip yaltaklanmak.
GIRTIKLANMAK
Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak.
MÜTEBASBIS
Yaltakçı.
GINCIKLANMAK
Birine hoş görünmek için hafif hareketler yapmak, yaltaklanmak. Yemek borusu içten içe kaşınmak.
ALAŞA
Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).
DİLKİCEK
Dalkavuk, yaltakçı.
KÖPEKLENMEK
Yalvarıp yaltaklanarak aşağılık bir duruma düşmek.
ILDIRIM
Yıldırım. Eski türkçe yalturmak: yıldırım.
DALKAVUKLUK
Dalkavukça davranış, kemik yalayıcılık, çanak yalayıcılık, yağcılık, yalakalık, yalpaklık, yaltakçılık, yaltaklanma, yaltaklık, tabasbus, huluskârlık.