Sonu YAMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yama" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

KIRKYAMA, KARİYAMA

6 harfli kelimeler

BOYAMA, DAYAMA, BAYAMA, DOYAMA, GOYAMA, OBYAMA

4 harfli kelimeler

YAMA

Bazı kelimelerin anlamları

YAMA

Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.

BOYAMA

Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.

DOYAMA

Mayalı hamurdan yapılan ve saçta pişirilen bir çeşit börek.

OBYAMA

Şaşma ünlemi.

GOYAMA

Sanki, güya.

BAYAMA

Her hangi bir renge boyanan bez.

KARİYAMA

Bataklık kuşları (Grallae) takımının kariyamagiller (Cariamidae) familyasından, 52 cm kadar uzunlukta, ayakları ve gagası kırmızı, Güney Amerika'da yaşayan bir tür. (Carlama cristata), Bataklık-kuşları (Grallae) takımının kariyamagiller (Cariamidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 52 cm. Ayakları ve gagası kırmızıdır. Güney Amerikada yaşar.

DAYAMA

Dayamak işi.

KIRKYAMA

Kumaş artıklarını birleştirerek örtü, yorgan yüzü vb.ni yapma işi.

  -   -   -  

Anlamında YAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

BAKI

Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

BESNİ

Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.

AYIKLANMA

Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.

BOYASIZ

Boya sürülmemiş. Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın). Renksiz.

AKLAN

Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.

ANLAMAZLIK

Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).

BALOTAJ

Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.

BATIRMAK

Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.

ARKALIK

Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

BOYANMAK

Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.

BOYATILMAK

Boyama işi yaptırılmak, boya sürdürülmek.

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

BOHÇALAMAK

Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.

BOYACI

Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.

BOŞBOĞAZ

Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.