Kelimeler arşivi içinde; başında "yama" olan, toplam 73 adet kelime bulunmaktadır. yama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAMAYABİLMEK, YAMANABİLMEK
YAMAYABİLME, YAMANABİLME, YAMAŞTIRMAK, YAMANDIRMAK, YAMAÇLAŞMAK
YAMAHÇILIH, YAMANNAMAH, YAMANLAMAK, YAMANEYİSİ, YAMANYİĞİT, YAMAÇLAMAK, YAMAŞAKLIK, YAMALANMAK
YAMALANMA, YAMALANIŞ, YAMALAMAK, YAMANKAYA, YAMANDERE, YAMALIKLI, YAMAÇYOLU, YAMAÇÜSTÜ, YAMAÇTEPE, YAMANTÜRK, YAMANYURT, YAMAÇDERE, YAMAÇBAŞI, YAMAÇALTI, YAMACILIK
YAMANLIK, YAMANMAK, YAMANLAR, YAMALKAN, YAMANSOY, YAMAŞMAK, YAMATMAK, YAMALMAK, YAMAÇLAR, YAMAÇOBA, YAMAÇOVA, YAMAÇKÖY, YAMALAMA, YAMAKLIK
YAMAŞUK, YAMAŞAK, YAMAÇLI, YAMANTI, YAMANÖZ, YAMAŞIK, YAMANMA, YAMANLI, YAMALAK, YAMANER, YAMATMA, YAMALIH, YAMALIK, YAMACIK, YAMAMAK, YAMALMA
YAMAÇE, YAMAMA, YAMACI, YAMADI, YAMALI
YAMAŞ, YAMAĞ, YAMAH, YAMAÇ, YAMAK, YAMAN, YAMAC
YAMA
YAMA
Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma. Deride geniş leke. Bu iş için kullanılan parça.
YAMANYİĞİT
Cesur, güçlü yiğit.
YAMAHÇILIH
Çıraklık.
YAMAÇLAMAK
Karşılamak. Karşılığını yapmak. Karşılaşmak, yüzyüze gelmek. Karşı gelmek.
YAMALANMAK
Yama ile onarılmak, yama vurulmak.
YAMAYABİLME
Yamayabilmek işi.
YAMANABİLMEK
Yamanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAMANNAMAH
Ön kol kemiğinde şişkinlik oluşmak (öküz için).
YAMANEYİSİ
Şalgam.
YAMAÇLAŞMAK
Karşılaşmak, yüzyüze gelmek. Yokuş, bayır durumuna gelmek. Yüz yüze gelmek.
YAMAYABİLMEK
Yamama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAMANDIRMAK
Yanaştırmak.
YAMANABİLME
Yamanabilmek işi.
YAMAŞTIRMAK
Ezmek, bükmek. Bir şeyi biçimsizce ortalıkta bırakmak. Bir tokatta yere yıkmak.
YAMAŞAKLIK
Yumuşaklık, gevşeklik.
YAMANLAMAK
Alay etmek. Kötülemek, hakkında fena söylemek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKLAN
Sularını bir denize veya göle gönderen bölge, maile. Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri.
BALOTAJ
Adaylardan hiçbirinin gerekli oyu sağlayamaması dolayısıyla seçimin sonuçsuz kalması.
ARKALIK
Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.
ARIZALI
Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.
BOHÇALAMAK
Bir şeyi bohça içine koyup sarmak. Ayakları havada bağdaş kurar gibi toplayarak denize veya havuza atlamak. Güreşte rakibin kol ve ayaklarını üst üste getirerek kımıldayamaz durumda alttan kavrayıp kucaklamak.
BESNİ
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde genel olarak kurutmalık olarak üretilen, sofralık olarak da tüketilen, ince kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.
BOYAMA
Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
BOYACI
Boya satan kimse. Boya satılan dükkân. Boyama işini, boyacılığı meslek edinen kimse.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
BOYANMAK
Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
AYIKLANMA
Ayıklanmak işi. Yaşayan varlıklarda ortamın şartlarına en iyi uyan türlerin veya bireylerin üreyip kalması, uyamayanların yok olması, ıstıfa, seleksiyon.
BOŞBOĞAZ
Saklanması gereken şeyleri söyleyiveren, sır saklayamayan, geveze, ayran ağızlı. Yerli yersiz konuşan.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
ANLAMAZLIK
Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.
BOYASIZ
Boya sürülmemiş. Yüzünü boyamamış olan, makyajsız (kadın). Renksiz.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BATIRMAK
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak. Kirletmek. Yitirmek. Mahvetmek. Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek. Bir işte kazanç sağlayamaz duruma gelmek.