Sonu YALDIZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yaldız" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yaldız ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yaldız olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yaldız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YALDIZ

Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde. Bu madde ile eşyalara yapılmış olan süs. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama. Abartılı bir biçimde söylenen yalan.

  -   -   -  

Anlamında YALDIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YALDIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTİNSİNEK

Bir santimetreye yakın boyda olup, açık etler ve kirli deriler üzerine yumurtlayarak onların kurtlanmasına, ayrıca cüzzamın bulaşmasına yol açan, yaldızlı yeşil renkte sinek; yeşilsinek.

ALTINSİNEKLER

Çeşitli türleri, özellikle yara kurtlanmalarına yol açtığı için, insan ve hayvan sağlığı yönünden büyük önem taşıyan, yaldızlı yeşilimsi renkte sinekler soyu.

BEDAL

Gelinlerin yüzlerine yapıştırılan yaldızlı pullar. Kadınların yüzlerine sürdükleri boya.

YALDIZLAMA

Yaldızlamak işi. Ciltlenmiş kitapların kapak veya kenarlarını altın suyuyla süsleme, tezhip.

ALTINKELEBEK

Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.

TEZHİP

Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama. Süsleme, bezeme.

YALDIZLANMA

Yaldızlanmak işi.

YALDIZLAMAK

Bir eşyayı yaldızla kaplamak, yaldız sürerek süslemek. Boynuz takmak. Parlatmak. Gösterişli süslerle değersizliğini veya kötülüğünü gizlemek.

MÜZEHHEP

Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.

MÜHRESENK

Balgam taşı. Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç.

YALDIZLANMAK

Yaldızlama işi yapılmak veya yaldızlama işine konu olmak.

BARAT

Beraat, arınma. Bir iki santimetre eninde sarı yaldızdan yapılan, tabutların üstüne, yanlarına parçalar halinde yapıştırılan şerit. Hayvanlara vurulan nişan. Berat.

ALTUNLAMAK

Altınla işlemek, yaldızlamak.

YALDIZCILIK

Yaldızcının işi. Gösterişli fakat değersiz iş yapma.

SIRMA

Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. Rütbe gösteren şerit. Bu telden yapılmış veya bu tel gibi olan.

YALDIZLI

Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş. Aldatan, göz boyayan.

REŞME

Hayvanın başlığı, yuları ve gemi. Atların koşum takımlarına gümüş ve altın yaldızlı pullarla yapılmış olan süsleme. Konfeksiyonda düz dikiş yapan bir makine türü.

YALDIZCI

Yaldız işleri yapan kimse. Bir şeyin içyüzüne değil de gösterişine önem veren (kimse).

YALDIZLATMAK

Yaldızlama işini yaptırmak.

YALDIZLATMA

Yaldızlatmak işi.