YALDIZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yaldız" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. yaldız ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yaldız ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yaldız olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YALDIZLANMAK, YALDIZLATMAK, YALDIZLIKAYA

11 harfli kelimeler

YALDIZCILIK, YALDIZLAMAK, YALDIZLANMA, YALDIZLATMA

10 harfli kelimeler

YALDIZLAMA

8 harfli kelimeler

YALDIZCI, YALDIZLI

6 harfli kelimeler

YALDIZ

Bazı kelimelerin anlamları

YALDIZ

Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde. Bu madde ile eşyalara yapılmış olan süs. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama. Abartılı bir biçimde söylenen yalan.

YALDIZCILIK

Yaldızcının işi. Gösterişli fakat değersiz iş yapma.

YALDIZLATMAK

Yaldızlama işini yaptırmak.

YALDIZLATMA

Yaldızlatmak işi.

YALDIZCI

Yaldız işleri yapan kimse. Bir şeyin içyüzüne değil de gösterişine önem veren (kimse).

YALDIZLI

Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş. Aldatan, göz boyayan.

YALDIZLAMAK

Bir eşyayı yaldızla kaplamak, yaldız sürerek süslemek. Boynuz takmak. Parlatmak. Gösterişli süslerle değersizliğini veya kötülüğünü gizlemek.

YALDIZLAMA

Yaldızlamak işi. Ciltlenmiş kitapların kapak veya kenarlarını altın suyuyla süsleme, tezhip.

YALDIZLIKAYA

Bir çeşit balık.

YALDIZLANMA

Yaldızlanmak işi.

YALDIZLANMAK

Yaldızlama işi yapılmak veya yaldızlama işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında YALDIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YALDIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EDİRNEKARİ

Tahta üzerine boya ve altın yaldız ile yapılan nakış.

SIRMA

Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. Rütbe gösteren şerit. Bu telden yapılmış veya bu tel gibi olan.

TEZHİP

Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama. Süsleme, bezeme.

BARAT

Beraat, arınma. Bir iki santimetre eninde sarı yaldızdan yapılan, tabutların üstüne, yanlarına parçalar halinde yapıştırılan şerit. Hayvanlara vurulan nişan. Berat.

REŞME

Hayvanın başlığı, yuları ve gemi. Atların koşum takımlarına gümüş ve altın yaldızlı pullarla yapılmış olan süsleme. Konfeksiyonda düz dikiş yapan bir makine türü.

ALTİNSİNEK

Bir santimetreye yakın boyda olup, açık etler ve kirli deriler üzerine yumurtlayarak onların kurtlanmasına, ayrıca cüzzamın bulaşmasına yol açan, yaldızlı yeşil renkte sinek; yeşilsinek.

MÜHRESENK

Balgam taşı. Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç.

YALDUZLU

Yaldızlı.

HEL

Gelin süsü, gelin teli. Yaldız. Kartal. Harman sıyırgası. Zencefilgillerden, sıcak iklimli yerlerde yetişen ıtırlı bir bitki, kakule.

CIĞCIĞA

Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy. Parlak, yaldızlı kağıt. İpek atkı. Kuru gürültücü, geveze. Hayvan hastalığı.

ZIVLAK

Yaldızlı, cilalı. Açık, çıplak, tüysüz.

KILAPTAN

Pirinç, bakır, kalay ve benzerleri madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. Bu tür iplikten yapılmış. Süslü, giyimli kuşamlı.

MÜZEHHEP

Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.

HELLİ

Kartal. Un çorbası. Bir çeşit küçük kuş. Yaldız ile işlemeli; helli mendil.

ALTINSİNEKLER

Çeşitli türleri, özellikle yara kurtlanmalarına yol açtığı için, insan ve hayvan sağlığı yönünden büyük önem taşıyan, yaldızlı yeşilimsi renkte sinekler soyu.

ALTINKELEBEK

Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.

HÖKELEK

Büyüklük, çalım, kurum, gösteriş. Çobanların kullandıkları ucu topuzlu değnek, sopa. Çalımlı, gösterişli kimse: Benim ağam hökelektir, haçlığa yaldız bozdurur. Duygusal, sulu gözlü.

ALTUNLAMAK

Altınla işlemek, yaldızlamak.

BEDAL

Gelinlerin yüzlerine yapıştırılan yaldızlı pullar. Kadınların yüzlerine sürdükleri boya.