Kelimeler arşivinde; içinde "yaldız" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yaldız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yaldız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yaldız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YALDIZLANMAK, YALDIZLATMAK, YALDIZLIKAYA
YALDIZCILIK, YALDIZLAMAK, YALDIZLANMA, YALDIZLATMA
YALDIZLAMA
YALDIZCI, YALDIZLI
YALDIZ
YALDIZ
Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde. Bu madde ile eşyalara yapılmış olan süs. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama. Abartılı bir biçimde söylenen yalan.
YALDIZLAMA
Yaldızlamak işi. Ciltlenmiş kitapların kapak veya kenarlarını altın suyuyla süsleme, tezhip.
YALDIZLANMAK
Yaldızlama işi yapılmak veya yaldızlama işine konu olmak.
YALDIZLAMAK
Bir eşyayı yaldızla kaplamak, yaldız sürerek süslemek. Boynuz takmak. Parlatmak. Gösterişli süslerle değersizliğini veya kötülüğünü gizlemek.
YALDIZLIKAYA
Bir çeşit balık.
YALDIZCI
Yaldız işleri yapan kimse. Bir şeyin içyüzüne değil de gösterişine önem veren (kimse).
YALDIZLI
Üzerine yaldız sürülmüş, yaldızla süslenmiş. Aldatan, göz boyayan.
YALDIZLATMAK
Yaldızlama işini yaptırmak.
YALDIZCILIK
Yaldızcının işi. Gösterişli fakat değersiz iş yapma.
YALDIZLANMA
Yaldızlanmak işi.
YALDIZLATMA
Yaldızlatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALDIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTINSİNEKLER
Çeşitli türleri, özellikle yara kurtlanmalarına yol açtığı için, insan ve hayvan sağlığı yönünden büyük önem taşıyan, yaldızlı yeşilimsi renkte sinekler soyu.
MÜHRESENK
Balgam taşı. Süsleme nakışlarını ve yaldızları mührelemekte kullanılan araç.
HEL
Gelin süsü, gelin teli. Yaldız. Kartal. Harman sıyırgası. Zencefilgillerden, sıcak iklimli yerlerde yetişen ıtırlı bir bitki, kakule.
TEZHİP
Yazma kitaplarda, sayfaların yaldız ve boya ile bezenmesi, yaldızlama. Süsleme, bezeme.
ALTUNLAMAK
Altınla işlemek, yaldızlamak.
ALTİNSİNEK
Bir santimetreye yakın boyda olup, açık etler ve kirli deriler üzerine yumurtlayarak onların kurtlanmasına, ayrıca cüzzamın bulaşmasına yol açan, yaldızlı yeşil renkte sinek; yeşilsinek.
EDİRNEKARİ
Tahta üzerine boya ve altın yaldız ile yapılan nakış.
KILAPTAN
Pirinç, bakır, kalay ve benzerleri madenlerden çekilerek gümüş ve altın yaldız vurulmuş ince metal iplik. Pamuk ipliğine sırma katılarak eğrilmiş iplik. Bu tür iplikten yapılmış. Süslü, giyimli kuşamlı.
BEDAL
Gelinlerin yüzlerine yapıştırılan yaldızlı pullar. Kadınların yüzlerine sürdükleri boya.
MÜZEHHEP
Altın suyuna batırılmış olan. Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış.
ZIVLAK
Yaldızlı, cilalı. Açık, çıplak, tüysüz.
YALDUZLU
Yaldızlı.
BARAT
Beraat, arınma. Bir iki santimetre eninde sarı yaldızdan yapılan, tabutların üstüne, yanlarına parçalar halinde yapıştırılan şerit. Hayvanlara vurulan nişan. Berat.
CIĞCIĞA
Gelinlerin ve genç kızların düğünlerde başlarına süs olarak taktıkları parlak renkli tel veya tüy. Parlak, yaldızlı kağıt. İpek atkı. Kuru gürültücü, geveze. Hayvan hastalığı.
REŞME
Hayvanın başlığı, yuları ve gemi. Atların koşum takımlarına gümüş ve altın yaldızlı pullarla yapılmış olan süsleme. Konfeksiyonda düz dikiş yapan bir makine türü.
HÖKELEK
Büyüklük, çalım, kurum, gösteriş. Çobanların kullandıkları ucu topuzlu değnek, sopa. Çalımlı, gösterişli kimse: Benim ağam hökelektir, haçlığa yaldız bozdurur. Duygusal, sulu gözlü.
SIRMA
Altın yaldızlı veya yaldızsız ince gümüş tel. Rütbe gösteren şerit. Bu telden yapılmış veya bu tel gibi olan.
ALTINKELEBEK
Karın sonuçları yaldızlı olup, dalayıcı tüycüklerle süslü tırtıl çağında türlü yangılar yapması ve oburca yaprak yemesi dolayısıyle, hem insan, hem hayvan, hem de bitki sağlığı yönünden önem taşıyan akkelebek; altınkıçlı kelebek.
HELLİ
Kartal. Un çorbası. Bir çeşit küçük kuş. Yaldız ile işlemeli; helli mendil.