Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yakılma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yakılma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yakılma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yakılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAKILMA
YAKILMA
Yakılmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZZA
Kibrit ve benzerleri ateşlemekte kullanılan yanıcı nesneler. Arapça kökenli eczâ: ecza; ilaç; kibritin yakılmak için sürüldüğü kısım; ayna arkasındaki sır.
TOKALAÇ
Tabaklanmış deri artıklarının ıslatılıp topak yapıldıktan sonra yakılmak için kurutulmuş durumu. Düz olmayan, eğri (öküz boynuzu ve benzerleri şeyler için). Eğirilmeden önce bilezik biçimi verilmiş yün topağı : Tokalaçsız yün eğrilmez. Bodur, şişman çocuk. Agel, tekerleğimsi başlık.
ODUN
Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).
ÇODUR
Biçilmiş veya kurumuş bakla ve nohudun sapları yakılmak suretiyle yapılan kavurgası.
KINALANMAK
Kına konulmak, kına yakılmak. Kına ile boyanmak.
SALAMA
Güz ve bahar aylarında bahçelerdeki ağaç yaprakları ve çerçöpün bir yere toplanarak yakılması.
ODUNLUK
Odun konulan yer. Kabalık, anlayışsızlık. Odun durumuna getirilip yakılmaya elverişli (ağaç).
GAYMAK
Sütün yüzü, kaymak. Yığmak, doldurmak: Odunları sobaya gaydın mı?. Sözünden dönmek. Bir yerden kaymak. Dizmek. Eski türkçe kaymak: kaymak; meyletmek; geçmek; geçirmek. (Soba, tandır, ocak vb.) yakılmak üzere hazırlamak. Üst üste dizmek, istif etmek.
MARSIK
Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü. Zayıf ve teni koyu renkte olan.
KIZLANMAK
Kesilmiş tavuk ve benzerleri hayvanların derileri üstündeki kıllar ateşte yakılmak, ütülenmek. Kız görünmek.
TAHASSÜR
Özlem. Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, yanıp yakılma.
GOĞNÜK
Ormanın yakılmasıyle elde edilen tarla.
ÇATIRGAÇ
Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.
ÇATIRKAÇ
Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.
HOTALAK
Sert hareketli, kaba kişi. Yakılmak için çıkarılan ağaç kökü. Toparlak, yuvarlak.
GÖNÜK
Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.
HEREKLEMEK
Asma, fasulye ve benzerleri sarılgan ve destek isteyen bitkileri hereğe bağlamak veya bu bitkilerin yanına herek dikmek. Asma ve fasulyelere destek koymak. Toprak kapların yağ ve kirini temizlemek için ateşte yakmak. Kolay temizlenebilmesi için toprak kapların yağının ateşe tutularak yakılması işlemi.
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü.
KÖMÜRKALEM
(Resim) Söğüt ağacının ince dallarının yakılmasından elde edilen ve kara renkli çizgisi olan resim gereci.
BONKER
Vapurda yakılması için verilen kömür.