Kelimeler arşivinde; içinde "yakılma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yakılma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yakılma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yakılma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAKILMA
Yakılmak işi.
YAKILMAK
Yakma işi yapılmak.
YAKILMAN
Yaramaz.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖNÜK
Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.
ÇODUR
Biçilmiş veya kurumuş bakla ve nohudun sapları yakılmak suretiyle yapılan kavurgası.
ODUNLUK
Odun konulan yer. Kabalık, anlayışsızlık. Odun durumuna getirilip yakılmaya elverişli (ağaç).
BONKER
Vapurda yakılması için verilen kömür.
EZZA
Kibrit ve benzerleri ateşlemekte kullanılan yanıcı nesneler. Arapça kökenli eczâ: ecza; ilaç; kibritin yakılmak için sürüldüğü kısım; ayna arkasındaki sır.
HOTALAK
Sert hareketli, kaba kişi. Yakılmak için çıkarılan ağaç kökü. Toparlak, yuvarlak.
TOKALAÇ
Tabaklanmış deri artıklarının ıslatılıp topak yapıldıktan sonra yakılmak için kurutulmuş durumu. Düz olmayan, eğri (öküz boynuzu ve benzerleri şeyler için). Eğirilmeden önce bilezik biçimi verilmiş yün topağı : Tokalaçsız yün eğrilmez. Bodur, şişman çocuk. Agel, tekerleğimsi başlık.
ODUN
Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).
GOĞNÜK
Ormanın yakılmasıyle elde edilen tarla.
ELÇEK
Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü.
TAHASSÜR
Özlem. Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, yanıp yakılma.
KIZLANMAK
Kesilmiş tavuk ve benzerleri hayvanların derileri üstündeki kıllar ateşte yakılmak, ütülenmek. Kız görünmek.
MARSIK
Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü. Zayıf ve teni koyu renkte olan.
KÖMÜRKALEM
(Resim) Söğüt ağacının ince dallarının yakılmasından elde edilen ve kara renkli çizgisi olan resim gereci.
ÇATIRKAÇ
Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.
SALAMA
Güz ve bahar aylarında bahçelerdeki ağaç yaprakları ve çerçöpün bir yere toplanarak yakılması.
GAYMAK
Sütün yüzü, kaymak. Yığmak, doldurmak: Odunları sobaya gaydın mı?. Sözünden dönmek. Bir yerden kaymak. Dizmek. Eski türkçe kaymak: kaymak; meyletmek; geçmek; geçirmek. (Soba, tandır, ocak vb.) yakılmak üzere hazırlamak. Üst üste dizmek, istif etmek.
HEREKLEMEK
Asma, fasulye ve benzerleri sarılgan ve destek isteyen bitkileri hereğe bağlamak veya bu bitkilerin yanına herek dikmek. Asma ve fasulyelere destek koymak. Toprak kapların yağ ve kirini temizlemek için ateşte yakmak. Kolay temizlenebilmesi için toprak kapların yağının ateşe tutularak yakılması işlemi.
ÇATIRGAÇ
Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.
KINALANMAK
Kına konulmak, kına yakılmak. Kına ile boyanmak.