YAKILMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yakılma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. yakılma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yakılma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yakılma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

YAKILMAK, YAKILMAN

7 harfli kelimeler

YAKILMA

Bazı kelimelerin anlamları

YAKILMA

Yakılmak işi.

YAKILMAK

Yakma işi yapılmak.

YAKILMAN

Yaramaz.

  -   -   -  

Anlamında YAKILMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKILMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATIRGAÇ

Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.

ODUN

Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç. Anlayışsız ve kaba (kimse).

KÖMÜRKALEM

(Resim) Söğüt ağacının ince dallarının yakılmasından elde edilen ve kara renkli çizgisi olan resim gereci.

HOTALAK

Sert hareketli, kaba kişi. Yakılmak için çıkarılan ağaç kökü. Toparlak, yuvarlak.

TOKALAÇ

Tabaklanmış deri artıklarının ıslatılıp topak yapıldıktan sonra yakılmak için kurutulmuş durumu. Düz olmayan, eğri (öküz boynuzu ve benzerleri şeyler için). Eğirilmeden önce bilezik biçimi verilmiş yün topağı : Tokalaçsız yün eğrilmez. Bodur, şişman çocuk. Agel, tekerleğimsi başlık.

ÇATIRKAÇ

Firik buğday başaklarının saplarıyla beraber yakılmasından yapılan kavurga, ütme.

GOĞNÜK

Ormanın yakılmasıyle elde edilen tarla.

SALAMA

Güz ve bahar aylarında bahçelerdeki ağaç yaprakları ve çerçöpün bir yere toplanarak yakılması.

TAHASSÜR

Özlem. Kavuşmak istenen şey veya kimse için üzülme, yanıp yakılma.

EZZA

Kibrit ve benzerleri ateşlemekte kullanılan yanıcı nesneler. Arapça kökenli eczâ: ecza; ilaç; kibritin yakılmak için sürüldüğü kısım; ayna arkasındaki sır.

KINALANMAK

Kına konulmak, kına yakılmak. Kına ile boyanmak.

ODUNLUK

Odun konulan yer. Kabalık, anlayışsızlık. Odun durumuna getirilip yakılmaya elverişli (ağaç).

HEREKLEMEK

Asma, fasulye ve benzerleri sarılgan ve destek isteyen bitkileri hereğe bağlamak veya bu bitkilerin yanına herek dikmek. Asma ve fasulyelere destek koymak. Toprak kapların yağ ve kirini temizlemek için ateşte yakmak. Kolay temizlenebilmesi için toprak kapların yağının ateşe tutularak yakılması işlemi.

ÇODUR

Biçilmiş veya kurumuş bakla ve nohudun sapları yakılmak suretiyle yapılan kavurgası.

ELÇEK

Gelinin elinin içine kına yakılmasından sonra giydiği, kumaştan yapılmış bir eldiven türü.

KIZLANMAK

Kesilmiş tavuk ve benzerleri hayvanların derileri üstündeki kıllar ateşte yakılmak, ütülenmek. Kız görünmek.

MARSIK

Yapılırken iyice yakılmadığından duman ve koku vererek yandığı için baş ağrısı yapan odun kömürü. Zayıf ve teni koyu renkte olan.

GÖNÜK

Az yanmış, ateş karşısında renk değiştirmiş kumaş. Ormanların yakılmasıyle açılan yer, tarla. Ağaçların sökülmesiyle açılan tarla. Engebeli yer, dağ yamaçları. Çok duygulu kişi. İyice olmuş.

GAYMAK

Sütün yüzü, kaymak. Yığmak, doldurmak: Odunları sobaya gaydın mı?. Sözünden dönmek. Bir yerden kaymak. Dizmek. Eski türkçe kaymak: kaymak; meyletmek; geçmek; geçirmek. (Soba, tandır, ocak vb.) yakılmak üzere hazırlamak. Üst üste dizmek, istif etmek.

BONKER

Vapurda yakılması için verilen kömür.