Kelimeler arşivi içinde; başında "yab" olan, toplam 99 adet kelime bulunmaktadır. yab ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yab ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yab olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YABANCILAŞABİLMEK
YABANCILAŞTIRMAK, YABANCILAŞABİLME
YABANCILAŞTIRMA, YABANİLEŞTİRMEK
YABANSAMIRSAĞI, YABANİSİNAMEKİ, YABANİLEŞTİRME
YABANCILAŞMAK, YABANILLAŞMAK
YABANCISIMAK, YABANILLAŞMA, YABANARILARI, YABANCILAMAK, YABANİKİMYON, YABANİLEŞMEK, YABANİMERDİN, YABANİPANCAR, YABANCILAŞMA
YABANDARISI, YABANCILLIK, YABANCILAMA, YABANGEÇİSİ, YABANARMUDU, YABUKLATMAK, YABANİLEŞME, YABANKEÇİSİ, YABANTEZEĞİ, YABANTAVUĞU, YABANSOĞANI
YABANTIRAK, YABANERÜGÜ, YABANILLIK, YABANSAMAK, YABANSILIK, YABANSIMAK, YABANCILIK, YABANCILAR, YABILGALIK, YABANARISI, YABANAĞACI
YABAGAŞUH, YABANKAZI, YABAKAŞIK, YABAKULAK, YABANİLİK, YABALAMAK, YABACILIK, YABABACAK, YABANALIH, YABANARDI, YABANBACI, YABANGUŞU, YABANGAZI, YABANSIMA
YABIRDAK, YABAALTI, YABANLIK, YABLIMAZ, YABULDAK, YABANDAN, YABALAMA, YABILDAK, YABANİCE, YABARMAK, YABEYNEN, YABANCIL
YABILGI, YABANTI, YABANIL, YABANNI, YABANLI, YABANSI, YABADIR, YABANCI, YABALAK, YABALTI
YABLAK, YABLIM, YABACI, YABALI, YABLUK, YABANI, YABANİ
YABRI, YABUÇ, YABUK, YABUR, YABIZ, YABIR, YABIK, YABGU, YABAR, YABAN
YABİ, YABI, YABU, YABA
YAB
YAB
Halk dilinde Eyer örtüsü.
YABANİLEŞTİRMEK
Yabani duruma getirmek, vahşileştirmek.
YABANCISIMAK
Kendini yabancı saymak, çekingenlik göstermek.
YABANILLAŞMA
Yabanileşme.
YABANCILAŞABİLME
Yabancılaşabilmek işi.
YABANCILAŞTIRMAK
Yabancı duruma getirmek.
YABANCILAMAK
Yabancı gibi görmek, kendinden saymamak, yadırgamak.
YABANCILAŞABİLMEK
Yabancılaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YABANCILAŞMAK
Tanımaz, bilmez duruma gelmek, yabancı olmak, bigâne düşmek. Alışamamak, yadırgamak, yabancılık çekmek.
YABANİLEŞTİRME
Yabanileştirmek durumu, vahşileştirme.
YABANİKİMYON
Karaman kimyonu, Zygophyllum, Fabago Zygophyllaceae.
YABANİSİNAMEKİ
Colutea, Arborescens Leguminosae.
YABANSAMIRSAĞI
Peynire de konulan, sarmısak tadında bir ot.
YABANILLAŞMAK
Yabanileşmek.
YABANARILARI
Bitkisel ürün yağmacısı olarak büyük rol oynayan ve sokması ağrılı, rengi sarı, kahverengi ya da kızıl türleri içine alan zarkanatlılar familyası.
YABANCILAŞTIRMA
Yabancılaştırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAB geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
ADAMLIK
İnsanlık. Yabanlık.
AKBAŞ
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş, deniz kazı (Bemicla).
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ARGALİ
Yaban koyunu.
AKASMA
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki, yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba).
ANAEROBİK
Oksijensiz yerde yaşayabilen, yetişebilen.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ALAN
Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
ANDIZ
Yaprakları dikenli olan bir tür ardıç. Kırlarda yetişen yabani bir otun kökü. Servi.
AĞYAR
Başkaları, yabancılar, eller.
ACIRGA
Yaban turpu.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.