Sonu VİRE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vire" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vire ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vire olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vire olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VİRE

Hiç durmadan, art arda. Sürekli. Durmaksızın. Amana gelme, yenilgiyi kabul etme, üzerinde savaşılan şeyi verme.

  -   -   -  

Anlamında VİRE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VİRE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BURMAK

Bir şeyi iki ucundan tutup ekseni etrafında ters yönlere çevirerek bükmek. Acıtmak. Ağza kekre tat vermek. Mide, bağırsak sancımak. İğdiş etmek.

PİL

Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç, batarya.

MÜRTEKİP

Para, kazanç karşılığı olarak kötü, uygunsuz işler çeviren (kimse). Yiyici.

ÇEVİRMEN

Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim.

AMİLAZ

Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.

KARŞI

Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

KUVVET

Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

FIRILDAKÇI

Fırıldak yapan veya satan kimse. Düzen çeviren, düzenci, dolap çeviren kimse.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

KELAYNAK

Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita).

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

AFET

Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.

HOPARLÖR

Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Radyo, pikap, teyp vb. araçlarda sesi işitilebilecek duruma getiren alet.

ELEKTROMOTOR

Elektrik enerjisini mekanik enerjiye çeviren cihaz. Mekanik veya kimyasal bir etki altında elektrik üreten araç.

PEPSİN

Mide mukozasının salgıladığı proteinli besinleri peptona çeviren enzim.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

KRANK

Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil. Sac, çinko, dökme demir, bakır vb. borunun yönünü değiştirmeye yarayan kıvrım.

BİYEL

Makinelerde, bir ucu pistona, öbür ucu volanı çeviren kaldıraca geçirilmiş, pistonun doğrusal hareketini krankta dairesel harekete çeviren, hareketli kol.

SALTO

Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu. Havada takla. Vücudun, ayakta duruştan yerinde ya da koşarak hız alıp sıçramasıyla, ellere dayanmadan havada enine ya da derinliğine ekseninde öne - arkaya - yana bir takla atarak ayaküstü gelmesi. Yerde, yüksek bir araçtan aşağı ya da bir araçtan bu yolla aşma biçiminde uygulanan türleri vardır.

İLTİFAT

Birine güler yüz gösterme, hatırını sorma, tatlı davranma. Söz söylerken, daha çok etki sağlamak için beklenmedik bir anda sözü, konu ile çok yakından ilgili birine veya bir şeye yöneltme. Yüzünü çevirerek bakma. İlgi gösterme, rağbet etme.