Kelimeler arşivi içinde; başında "viri" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. viri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu viri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde viri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VİRİLİZASYON
VİRİMSEMEK
VİRİLİZM, VİRİMCİL
VİRİDAE, VİRİLİS, VİRİNAE, VİRİYON
VİRİSE
VİRİK, VİRİM, VİRİY
VİRİ
VİRİ
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem. Şaşma bildiren ünlem.
VİRİK
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem. Sürgün, ishal. Arıkuşu.
VİRİLİS
Erkeğe ait olan.
VİRİYON
Protein kılıfıyla çevrili nükleik asitten oluşan enfekte etme yeteneğinde olan olgun virüs. Kapsitle çevrili nükleik asitten oluşan ve enfekte etme yeteneğinde olan tam bir virüs partikülü.
VİRİY
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem. Acıma bildiren ünlem edatı.
VİRİLİZM
Erkekleşme.
VİRİSE
Verir ise.
VİRİM
Verim.
VİRİLİZASYON
Erkekleşme.
VİRİNAE
Virüslerin sınıflandırılmasında kullanılan bir seviye, virüs alt ailelerini ifade eden ek.
VİRİMSEMEK
Vermeye gönlü olmak.
VİRİDAE
Virüslerin sınıflandırılmasında virüslerin yer aldığı aileyi belirtmek için kullanılan ek.
VİRİMCİL
Vermeye gönüllü.
Bu bölümde tanımı içerisinde VİRİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFTOVİRÜSLER
Bünyesinde şap hastalığı virüsünü de bulunduran Picornaviridae ailesinde bir virüs cinsi.
ÖZGÜN
Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan, orijinal, ibdai. Çeviri olmayan, asıl olan (metin), orijinal. Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan.
BAHARİYE
Divan edebiyatında, bahar tasviri ile başlayan kaside.
TERCÜME
Çeviri.
ÇEVİRMEK
Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.
KENDİRGİLLER
İki çeneklilerden, kendir, şerbetçi otu, Hint keneviri vb. bitkileri içine alan bir familya.
TRANSKRİPSİYON
Çeviri yazı.
ADENOVİRÜSLER
İki iplikli DNA' sı olan virüs grubu; hayvanlarda bazı tümörlere sebep olan, 70-90nm çapında, 252 kapsomerden oluşan ikozahedral bir protein kılıf içinde düz bir DNA çift heliksi kapsayan, birçok serotipleri patojen olan, adenovirüs tip II insan dahil memelilerde solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüsler. Hayvanlarda bazı tümörlere neden olan, boyutları 70-90 nm ve çift zincirli DNA molekülüne sahip virüsler, Adenoviridae. Pek çok canlı türünde, genellikle üst solunum sisteminde, gizli seyirli enfeksiyonlara neden olan, çift iplikli DNA genom yapısına sahip ve yaklaşık 70 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, Adenoviridae.
IŞIKLAMA
Çevirim sırasında, aydınlatılmış olan konunun görüntüsünün duyar kat üzerine belirli bir süre düşerek etkilemesi.
TRANSLİTERASYON
Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması, harf çevirisi.
PORTRE
Bir kimsenin yağlı boya, sulu boya, kara kalem vb. bir yolla yapılmış resmi. Bir kimsenin, bir şeyin sözlü veya yazılı tasviri.
GEVELEMEK
Bir şeyi çiğnemeden ağız içinde evirip çevirmek. Bir sözü tam olarak ve açıkça söylememek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
MARİHUANA
Hindistan'da yetişen kenevirin çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen uyuşturucu madde (Cannabis sativa).
ÇEVİRMEN
Konuşmayı bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, tercüman, dragoman. Herhangi bir metni bir dilden başka bir dile çeviren kimse, çevirici, dilmaç, mütercim.
ESRAR
Gizler, sırlar. Hint kenevirinden çıkarılan ve kullanılacak miktara göre uyarıcı, sarhoş edici veya uyuşturucu etkileri olan bir madde.
ÇEVİRMENLİK
Çevirmenin yaptığı iş, çeviricilik, dilmaçlık, tercümanlık, mütercimlik.
AĞAÇKAKANGİLLER
Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gökkuzgunumsular(Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan, böceklerle beslenen bir familya. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), küçük yeşil ağaçkakan (P.canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martius), orman alaca ağaçkakan (Dendrocopos major), küçük ağaçkakan (D.minör) iyi bilinen türleridir. (Picidae, Lat. picus = ağaçkakan):Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ağaçkakanlar (Pici) alt-takımının bir familyası. Kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan kuşlardır. Böcek v.b. yerler. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), külrengi ağaçkakan (P. canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martinus), büyük alaca ağaçkakan (Dryobates major), küçük alaca ağaçkakan (D. minor), döner-boyun (jynx torquilla) iyi bilinen türleridir.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.