Kelimeler arşivi içinde; başında "vezi" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. vezi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vezi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vezi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VEZİKÜLOVİRÜSLER, VEZİKÜLOTİMPANİK, VEZİKÜLOPÜSTÜLAR, VEZİKÜLOKAVERNÖZ
VEZİKÜLOPAPÜLAR
VEZİRSALKIMI, VEZİKÜLLEŞME, VEZİKÜLİFORM, VEZİKÜLASYON, VEZİKOKLİZİS, VEZİRPARMAĞI
VEZİKÜLARİS
VEZİRALANI, VEZİRİAZAM, VEZİRKÖPRÜ, VEZİLLEMEK, VEZİLDEMEK
VEZİKÜLER, VEZİLEMEK, VEZİKALİS, VEZİROĞLU
VEZİRLİK, VEZİRKÖY, VEZİNSİZ, VEZİKÜLA, VEZİRHAN
VEZİYET, VEZİRLİ, VEZİNLİ, VEZİLTİ, VEZİKÜL
VEZİ
Kaşık oyunu.
VEZİKÜLASYON
Vezikül oluşumu, kabarcıklanma.
VEZİKÜLOVİRÜSLER
Rhabdoviridae ailesinde bulunan bir virüs cinsi.
VEZİKÜLOPÜSTÜLAR
Vezikül ve püstüllerle belirgin değişiklik.
VEZİKOKLİZİS
İdrar torbasına sıvı sokulması.
VEZİRALANI
Yozgat ilinde, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
VEZİRKÖPRÜ
Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
VEZİKÜLOPAPÜLAR
Vezikül ve papüllerle belirgin değişiklik.
VEZİKÜLİFORM
Vezikül biçiminde olan.
VEZİKÜLLEŞME
Vezikül oluşumu.
VEZİKÜLOKAVERNÖZ
Hem veziküllü hem de kavernöz olan.
VEZİRSALKIMI
Akasya.
VEZİKÜLOTİMPANİK
Hem veziküllü hem de timpanik olan.
VEZİRPARMAĞI
Bir tür hamur tatlısı.
VEZİRİAZAM
Sadrazam.
VEZİKÜLARİS
Keseciğe ait olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VEZİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUĞ
Sorguç. Padişahların ve vezirlerin başlarına taktıkları başlıkların ön tarafında bulunan tüy veya püskül biçimindeki süs.
VEZİRLİK
Vezir olma durumu, vezaret.
SADRAZAM
Osmanlı Devleti'nde başbakan, veziriazam, sadır.
ÖLÇÜLÜ
Ölçüsü alınmış, ölçülmüş. Dikkatli, düşünerek. Ilımlı. Belli bir ölçüye göre düzenlenmiş olan (manzume, düzyazı), vezinli, mevzun. Belirli bir ölçüde olan. Dar.
BAHİR
Deniz. Aruzdaki vezin takımlarından her biri. Mevlidin bölümlerinden her biri.
ÖLÇÜSÜZ
Ölçülmemiş, ölçüsü alınmamış olan. Pek çok, aşırı, gelişigüzel, rastgele. Nereye varacağı düşünülmeksizin, yerli yersiz. Ölçüsü olmayan, vezinsiz.
LALA
Çocuğun bakım, eğitim ve öğretimiyle görevli kimse. Şehzadelerin özel eğitmenleri. Padişahların vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz.
KALLAVİ
Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.
ÖLÇÜ
Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Belirlenmiş boyut. Değer, itibar. Ölçme sonucu bulunan rakam. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt.
VEZARET
Vezirlik.
KUBBEALTI
Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı Sarayı'ndaki alan, Divanhane.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.
VÜZERA
Vezirler.
FERZ
Satranç oyununda vezir.
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.
SERASKER
Sadrazamlık göreviyle yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin unvanı.
MÜTEFERRİKA
Küçük giderler için ayrılan para. Padişah, vezir ve daha başka devlet büyüklerinin yanında, türlü hizmetlerde çalışan kimse. Güvenlik kuruluşlarında şüpheli kimselerin ilgili yerlere gönderilmek için geçici olarak barındırıldıkları bölüm.
ATABEY
Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
DEVLETLİ
Mutluluk ve refah içinde olan (kimse). Osmanlı Devleti'nde paşa, vezir vb. devlet adamlarına verilen unvan.
SAADETLİ
Mutlu. Osmanlı döneminde korgeneral ile albay arasındaki rütbeli subaylara ve bu derecedeki vezirlere verilen unvan.