Kelimeler arşivi içinde; sonunda "varak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu varak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında varak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde varak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VARAK
VARAK
Yaprak. Yazılı kâğıt, varaka. Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak, altın varak, gümüş varak.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜPLEMEK
Şiş karınlı çocukların karınlarını ocak olan kimseler ovarak iyileştirmek: Bu çocuğun karnı küpleme olmuş, Ayşe ebeye küplet. Atlamak.
ÖVETLEMEK
Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. İvmek. Akıl vermek. Yüreklendirmek.
OĞOCU
Kızıl, karın şişmesi gibi hastalıkları ovarak iyileştiren kimse.
VARAKA
Varak.
ÖVELEMEK
İki parçayı avucun içinde birbirine sürte sürte ovmak: Çamaşırın kirli yerlerini iyice övele. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. Hamuru topak yapmak için yuvarlamak. Hamuru özleştirmek için iyice yoğurmak. Karnı elle ovmak. Suçluyu cezalandırmak. Ufalamak, parçalamak. Sözleri anlaşılmaz biçimde söylemek, gevelemek. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların üreme organları bölgesindeki kılları kesmek. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, tanelemek.
TELLEMEK
Tel geçirmek, tel takmak. Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek. Telgraf çekmek. Tel ile süslemek.
TEL
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf.
VARAKLANMA
Varaklanmak durumu.
TUTANAK
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, tutulga, zabıt, zabıtname. Belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan belge, zabıt varakası. Birçok kimsenin imzaladığı rapor, mazbata.
VARAKLAMA
Varaklamak işi.
VARAKÇI
Varakla süs yapan zanaatkâr.
ÖĞELEMEK
Hamuru el ile ovalayıp özleştirmek. Avuçlar arasında ovarak ufalamak, ezmek : Peyniri öğeledim., tuzlayıp çölmeğe basacağım.
ÖVCÜLEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
SÜRÜŞTÜRMEK
Sürekli olarak yavaş yavaş ve ovarak sürmek. Özensizce, çabucak sürmek.
ÖVCELEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Bir işi baştan savma yapmak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
YAPRAK
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
UFALAMAK
Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak. Hırpalamak.
VARAKLAMAK
Varak yapıştırarak süslemek.
VARAKLANMAK
Varaklama işine konu olmak.
VARAKLI
Varağı olan, varaklanmış.