Kelimeler arşivinde; içinde "varak" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde varak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu varak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında varak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VARAKLANMAK
VARAKLAMAK, VARAKLANMA
VARAKLAMA, VARAKPARE
VARAKULA
VARAKÇI, VARAKLI
VARAKA
VARAK
VARAK
Yaprak. Yazılı kâğıt, varaka. Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak, altın varak, gümüş varak.
VARAKPARE
Kâğıt parçası. Mektup, name.
VARAKLAMA
Varaklamak işi.
VARAKÇI
Varakla süs yapan zanaatkâr.
VARAKLAMAK
Varak yapıştırarak süslemek.
VARAKULA
Balyoz.
VARAKA
Varak.
VARAKLANMAK
Varaklama işine konu olmak.
VARAKLI
Varağı olan, varaklanmış.
VARAKLANMA
Varaklanmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUTANAK
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, tutulga, zabıt, zabıtname. Belgelenmesi gereken bir durumu tespit edenler tarafından imzalanan belge, zabıt varakası. Birçok kimsenin imzaladığı rapor, mazbata.
ÖVELEMEK
İki parçayı avucun içinde birbirine sürte sürte ovmak: Çamaşırın kirli yerlerini iyice övele. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. Hamuru topak yapmak için yuvarlamak. Hamuru özleştirmek için iyice yoğurmak. Karnı elle ovmak. Suçluyu cezalandırmak. Ufalamak, parçalamak. Sözleri anlaşılmaz biçimde söylemek, gevelemek. Koyun, keçi ve benzerleri hayvanların üreme organları bölgesindeki kılları kesmek. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, tanelemek.
YAPRAK
Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
TEL
Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı bir direnç gösteren ince uzun nesne. Bu nesneden yapılmış veya bu nesne biçiminde olan. Bazı organizmaların demet durumundaki oluşumunu meydana getiren ipçiklerin her biri, lif. İnsan saçını oluşturan ipçik. Tencere, çaydanlık vb.ni ovarak temizlemek için kullanılan nesne. Telgraf.
YİNCİVERMEK
Ovarak yıkamak.
UFALAMAK
Kırarak, ovarak veya ezerek ufak parçalara ayırmak. Hırpalamak.
ÖVCÜLEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
OĞOCU
Kızıl, karın şişmesi gibi hastalıkları ovarak iyileştiren kimse.
KÜPLEMEK
Şiş karınlı çocukların karınlarını ocak olan kimseler ovarak iyileştirmek: Bu çocuğun karnı küpleme olmuş, Ayşe ebeye küplet. Atlamak.
ÖVETLEMEK
Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek. İvmek. Akıl vermek. Yüreklendirmek.
ÖVCELEMEK
Bir şeyi avuçta sıkarak ezmek, ovalamak, ufalamak. Bir işi baştan savma yapmak. Ezip ovarak, iki şeyi birbirine sürterek ufalamak, mısır koçanlarını tanelemek.
TELLEMEK
Tel geçirmek, tel takmak. Tencere, çaydanlık vb.ni tel ile ovarak temizlemek. Telgraf çekmek. Tel ile süslemek.
ÖĞELEMEK
Hamuru el ile ovalayıp özleştirmek. Avuçlar arasında ovarak ufalamak, ezmek : Peyniri öğeledim., tuzlayıp çölmeğe basacağım.
SÜRÜŞTÜRMEK
Sürekli olarak yavaş yavaş ve ovarak sürmek. Özensizce, çabucak sürmek.