Sonu UZAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uzay" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uzay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uzay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uzay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ÖRNEKUZAY

8 harfli kelimeler

YARIUZAY

7 harfli kelimeler

ALTUZAY, GİZUZAY, YAVUZAY

5 harfli kelimeler

GUZAY, HUZAY, KUZAY

4 harfli kelimeler

UZAY

Bazı kelimelerin anlamları

UZAY

Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

ÖRNEKUZAY

Belli bir denemede belirebilecek tüm olanaklı sonuç ya da biçimlerin oluşturduğu küme.

GUZAY

Gölgelik, güneş almayan yer.

HUZAY

Issız, boş yer.

YAVUZAY

Cesur, güçlü kimse.

ALTUZAY

Matematik bir uzayın kimi nesnelerinden oluşan daha az boyutlu uzay.

GİZUZAY

T doğrusal dönüşümünün belirli bir gizdeğeri için, eşitliğini sağlayan bütün x öğelerinin oluşturduğu altuzay.

KUZAY

Güneş görmeyen, gölgelik yer. Nemli, ıslak yer. Güneş görmeyen gölgelik yer.

YARIUZAY

Uzayda bir düzlemin bir yanında kalan parça.

  -   -   -  

Anlamında UZAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ASTRONOT

Uzay adamı.

LÜZUCET

Yapışkanlık, yapışkan olma durumu. Yapışıp uzayan şeyin durumu.

IŞINIM

Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

ÇINAR

İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus). Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

KOZMOLOJİ

Uzay bilimi.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

KOZMONOT

Uzay adamı.

HACİM

Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, oylum, cirim, sıygı.

DÜŞÜNCE

Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

ASTRONOTLUK

Uzay adamı olma durumu. Uzay adamının görevi.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.

MEKANİKÇİLİK

Bütün fiziksel olayları, uzay ve uzayda yer değiştirmelerle açıklayan görüş, mekanizm, devimselcilik karşıtı. Canlı varlıkları, organik olayları, mekanik yasalara göre açıklayan öğreti, mekanizm.

KOZMOLOJİK

Uzay bilimsel.

KABİN

Küçük, özel bölme. Plajda soyunma yeri. Uçakta yolcuların oturduğu bölüm. Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme.

GÖK

İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.

KAVŞAK

Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap.

FERACE

Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.

KENETLENMEK

Kenetleme işine konu olmak. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek. Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek.

KOORDİNAT

Belirli bir molekül içinde özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom veya atom grubu. Bir yüzey üzerinde veya uzayda bir noktanın yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, apsis.