UZAY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uzay" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. uzay ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uzay ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uzay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

UZAYABİLMEK

10 harfli kelimeler

UZAYABİLME

9 harfli kelimeler

UZAYCILIK

8 harfli kelimeler

UZAYLAMA

6 harfli kelimeler

UZAYCI, UZAYIŞ, UZAYLI, UZAYSI

4 harfli kelimeler

UZAY

Bazı kelimelerin anlamları

UZAY

Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân. Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk.

UZAYABİLMEK

Uzama imkânı veya olasılığı bulunmak.

UZAYIŞ

Uzama işi.

UZAYSI

Uzaysal kesimi, zamansal kesimden büyükolan yönteç.

UZAYCILIK

Yer'den öteye araçlarla gitme işi ve eylemi.

UZAYLAMA

Genellikle, eldeki verilerin sınırı dışında kalan bir işleve özgü değerleri önceden kestirmek için yapılan çalışma.

UZAYLI

Uzayda yaşadığı varsayılan (canlı). Olaylardan, söylenenlerden habersiz olan.

UZAYABİLME

Uzayabilmek işi.

UZAYCI

Araçlarla Yer ötesine giden ve araçta görev yapan kimse.

  -   -   -  

Anlamında UZAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASTRONOT

Uzay adamı.

KOZMONOT

Uzay adamı.

KOORDİNAT

Belirli bir molekül içinde özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom veya atom grubu. Bir yüzey üzerinde veya uzayda bir noktanın yerini bulmaya yarayan ana çizgilerden yatay olanı, apsis.

KOZMOLOJİ

Uzay bilimi.

ASTRONOTLUK

Uzay adamı olma durumu. Uzay adamının görevi.

HACİM

Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk, oylum, cirim, sıygı.

IŞINIM

Işın veya tanecik yayımı, ışıma, radyasyon. Isının, bir kaynaktan ışın ve dalga hareketi yoluyla yayılması, ışıma, radyasyon. Uzayda yayılan bir dalgayı oluşturan ögelerin bütünü, ışıma, radyasyon. Bir enerjinin ışık demeti durumunda yayılması, ışıma, radyasyon.

KOZMOLOJİK

Uzay bilimsel.

KAVŞAK

Yol vb. uzayıp giden şeylerin kesiştikleri veya birleştikleri yer. Bir ırmağın denize veya başka bir ırmağa döküldüğü, kavuştuğu yer, munsap.

KENETLENMEK

Kenetleme işine konu olmak. Bir konuda aynı tutum ve davranışı göstermek. Birbiriyle dayanışma içine girmek. Sıkıca birbirinin üzerine kapanmak, birbirine geçerek bağlanmak. İki uzay aracı bir birine monte edilmek.

FERACE

Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.

LÜZUCET

Yapışkanlık, yapışkan olma durumu. Yapışıp uzayan şeyin durumu.

ÇINAR

İki çeneklilerden, 30 metreye kadar uzayabilen, gövdesi kalın, uzun ömürlü, geniş yapraklı bir ağaç (Platanus). Diyarbakır iline bağlı ilçelerden biri.

GÖK

İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Olgunlaşmamış. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema. Bu renkte olan. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

KABİN

Küçük, özel bölme. Plajda soyunma yeri. Uçakta yolcuların oturduğu bölüm. Gemilerde, uçaklarda, uzay gemilerinde küçük bölme.

DÜŞÜNCE

Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

MEKANİKÇİLİK

Bütün fiziksel olayları, uzay ve uzayda yer değiştirmelerle açıklayan görüş, mekanizm, devimselcilik karşıtı. Canlı varlıkları, organik olayları, mekanik yasalara göre açıklayan öğreti, mekanizm.

BULUTSU

Uzayda gaz ve toz bulutu, nebülöz.