UZAM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uzam" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. uzam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uzam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uzam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UZAM

Algılanan nesnelerin temel niteliği. Bir nesnenin uzayda kapladığı yer, vüsat.

UZAMAK

Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.

UZAMKİMYA

Bir molekülü oluşturan atomların uzaydaki düzenlenimini inceleyen bilim dalı.

UZAMDAŞ

Bir sürekli dönüşümle birisi ötekisi üzerine gönderilebilen iki eğri. bk. uzamdaş altuzaylar. bk. uzamdaş işlevler.

UZAMA

Uzamak işi.

UZAMBİLGİSİ

Nesnelerin biçim ve genişlikleriyle ilgilenen uzbilim dalı. Belirli dönüşüm öbekleri altında kalıcı özellikleri inceleyen uzbilim dalı.

UZAMIŞ

Uzamaya uğramış olan.

UZAMÇOĞUZ

Kendisini oluşturan tekizleri ya da onların atomları uzayda özgün konumlarda bulunan, bu nedenle de örüt yapısına benzer nitelikler gösteren çoğuz.

UZAMEŞİZ

Bir molekülü oluşturan atomların uzayda değişik konumlarda bulunmasıyla oluşan eşizlerin her biri. (Bu tür eşizlik bakışımsız konumdaki iki ya da daha çok karbon atomu içeren organik özdeklerde gözlenir.).

UZAMDAŞLIK

f ve g uzamdaş işlevleri için, uzamdaşlığı varlayan F sürekli işlevi, a. bk. uzamdaş işlevler. Uzamdaş olma özelliklerini inceleyen uzbilim dalı.

  -   -   -  

Anlamında UZAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AZITMAK

Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.

TALKIM

Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi.

HORTUM

Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.

UZANTI

Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.

BOYLANMAK

Boyu uzamak.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

VÜSAT

Genişlik. Uzam.

TIRAŞLI

Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.

ESNEK

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

SARKMAK

Aşağıya doğru uzamak ya da uzanmak. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek. Yolunu uzatmak, uğramak.

GERİLME

Gerilmek işi. Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı.

KANGRENLEŞMEK

Kangren olmak. Bir durum veya iş düzelmeyecek duruma gelmek, uzamak.

TIRAŞSIZ

Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).

SÜNMEK

Esnekliğini yitirerek gevşemek. Kopmadan uzamak, gerilmek.

UZATMAK

Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Germek. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Süreyi artırmak, temdit etmek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek.

GERİLMEK

Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.

IRAMAK

Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

TEMADİ

Sürme, sürüp gitme, uzama.

ISI

Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.