İçinde UZAM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uzam" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uzam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uzam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uzam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

MÜRURUZAMAN, UZAMBİLGİSİ

10 harfli kelimeler

UZAMDAŞLIK

9 harfli kelimeler

ABUZAMBAH, ABUZAMBAK, ABUZAMZAK, UZAMÇOĞUZ, UZAMKİMYA

8 harfli kelimeler

UZAMEŞİZ

7 harfli kelimeler

BUZAMAK, UZAMDAŞ

6 harfli kelimeler

UZAMAK, UZAMIŞ

5 harfli kelimeler

UZAMA, MUZAM

4 harfli kelimeler

UZAM

Bazı kelimelerin anlamları

UZAM

Algılanan nesnelerin temel niteliği. Bir nesnenin uzayda kapladığı yer, vüsat.

UZAMAK

Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.

MUZAM

Asalak.

UZAMDAŞLIK

f ve g uzamdaş işlevleri için, uzamdaşlığı varlayan F sürekli işlevi, a. bk. uzamdaş işlevler. Uzamdaş olma özelliklerini inceleyen uzbilim dalı.

UZAMA

Uzamak işi.

UZAMDAŞ

Bir sürekli dönüşümle birisi ötekisi üzerine gönderilebilen iki eğri. bk. uzamdaş altuzaylar. bk. uzamdaş işlevler.

ABUZAMBAK

Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan kimse.

UZAMIŞ

Uzamaya uğramış olan.

ABUZAMZAK

Ahmak, budala, sersem, aptal.

UZAMKİMYA

Bir molekülü oluşturan atomların uzaydaki düzenlenimini inceleyen bilim dalı.

UZAMÇOĞUZ

Kendisini oluşturan tekizleri ya da onların atomları uzayda özgün konumlarda bulunan, bu nedenle de örüt yapısına benzer nitelikler gösteren çoğuz.

MÜRURUZAMAN

Süre aşımı.

UZAMEŞİZ

Bir molekülü oluşturan atomların uzayda değişik konumlarda bulunmasıyla oluşan eşizlerin her biri. (Bu tür eşizlik bakışımsız konumdaki iki ya da daha çok karbon atomu içeren organik özdeklerde gözlenir.).

BUZAMAK

Doğurmak (İnek hakkında).

UZAMBİLGİSİ

Nesnelerin biçim ve genişlikleriyle ilgilenen uzbilim dalı. Belirli dönüşüm öbekleri altında kalıcı özellikleri inceleyen uzbilim dalı.

ABUZAMBAH

Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz.

  -   -   -  

Anlamında UZAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UZAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

UZANTI

Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.

TIRAŞLI

Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.

AZITMAK

Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.

SARKMAK

Aşağıya doğru uzamak ya da uzanmak. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek. Yolunu uzatmak, uğramak.

ESNEK

Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

GERİLME

Gerilmek işi. Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı.

TALKIM

Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi.

ISI

Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.

TIRAŞSIZ

Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).

SÜNMEK

Esnekliğini yitirerek gevşemek. Kopmadan uzamak, gerilmek.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

VÜSAT

Genişlik. Uzam.

TEMADİ

Sürme, sürüp gitme, uzama.

UZATMAK

Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Germek. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Süreyi artırmak, temdit etmek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek.

KANGRENLEŞMEK

Kangren olmak. Bir durum veya iş düzelmeyecek duruma gelmek, uzamak.

IRAMAK

Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak.

GERİLMEK

Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.

İNMEK

Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.

HORTUM

Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.

BOYLANMAK

Boyu uzamak.