Kelimeler arşivinde; içinde "uzam" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uzam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uzam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uzam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜRURUZAMAN, UZAMBİLGİSİ
UZAMDAŞLIK
ABUZAMBAH, ABUZAMBAK, ABUZAMZAK, UZAMÇOĞUZ, UZAMKİMYA
UZAMEŞİZ
BUZAMAK, UZAMDAŞ
UZAMAK, UZAMIŞ
UZAMA, MUZAM
UZAM
UZAM
Algılanan nesnelerin temel niteliği. Bir nesnenin uzayda kapladığı yer, vüsat.
UZAMAK
Uzun duruma gelmek, boyu büyümek. Çok zaman tutmak, uzun sürmek.
MUZAM
Asalak.
UZAMDAŞLIK
f ve g uzamdaş işlevleri için, uzamdaşlığı varlayan F sürekli işlevi, a. bk. uzamdaş işlevler. Uzamdaş olma özelliklerini inceleyen uzbilim dalı.
UZAMA
Uzamak işi.
UZAMDAŞ
Bir sürekli dönüşümle birisi ötekisi üzerine gönderilebilen iki eğri. bk. uzamdaş altuzaylar. bk. uzamdaş işlevler.
ABUZAMBAK
Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan kimse.
UZAMIŞ
Uzamaya uğramış olan.
ABUZAMZAK
Ahmak, budala, sersem, aptal.
UZAMKİMYA
Bir molekülü oluşturan atomların uzaydaki düzenlenimini inceleyen bilim dalı.
UZAMÇOĞUZ
Kendisini oluşturan tekizleri ya da onların atomları uzayda özgün konumlarda bulunan, bu nedenle de örüt yapısına benzer nitelikler gösteren çoğuz.
MÜRURUZAMAN
Süre aşımı.
UZAMEŞİZ
Bir molekülü oluşturan atomların uzayda değişik konumlarda bulunmasıyla oluşan eşizlerin her biri. (Bu tür eşizlik bakışımsız konumdaki iki ya da daha çok karbon atomu içeren organik özdeklerde gözlenir.).
BUZAMAK
Doğurmak (İnek hakkında).
UZAMBİLGİSİ
Nesnelerin biçim ve genişlikleriyle ilgilenen uzbilim dalı. Belirli dönüşüm öbekleri altında kalıcı özellikleri inceleyen uzbilim dalı.
ABUZAMBAH
Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde UZAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
UZANTI
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.
TIRAŞLI
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.
AZITMAK
Azgın duruma getirmek. Bitki çok uzamak. Çığırından çıkmak veya çıkarmak, ölçüyü kaçırmak.
SARKMAK
Aşağıya doğru uzamak ya da uzanmak. Karşı cins ile ilişki kurmayı veya arkadaş olmayı istemek. Yolunu uzatmak, uğramak.
ESNEK
Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.
GERİLME
Gerilmek işi. Kasların son uzama gücü ile vücudun bütün bölümlerinde oluşan gergin durum, gevşeme karşıtı.
TALKIM
Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi.
ISI
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji. Fiziksel bir olaya dayalı, belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğukluk derecesi.
TIRAŞSIZ
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).
SÜNMEK
Esnekliğini yitirerek gevşemek. Kopmadan uzamak, gerilmek.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
VÜSAT
Genişlik. Uzam.
TEMADİ
Sürme, sürüp gitme, uzama.
UZATMAK
Uzamasına sebep olmak, uzamasını sağlamak. Germek. Başı, kolları veya bacakları bir yere yöneltmek. Konuşmayı, tartışmayı sürdürmek. Süreyi artırmak, temdit etmek. Vermek, göndermek. Bir şeyi vermek için birine yöneltmek.
KANGRENLEŞMEK
Kangren olmak. Bir durum veya iş düzelmeyecek duruma gelmek, uzamak.
IRAMAK
Uzaklaşmak, uzamak, ara açılmak.
GERİLMEK
Germe işi yapılmak, gergin duruma gelmek, belirli bir uzama ile çekilmek. İlişki ve davranış bozulacak duruma gelmek. Kızmak, öfkelenmek, sinirlenmek. Kasılmak. Gergin bir biçimde açılmak.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
HORTUM
Filde ve bazı böceklerde boru biçiminde uzamış ağız veya burun bölümü. Hava veya suyun kendi etrafında hızla dönüp buluttan yeryüzüne uzanan sütun biçiminde oluşan, alanı dar bir fırtına türü. Genellikle plastikten uzun ve esnek boru.
BOYLANMAK
Boyu uzamak.