UYUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uyuk" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. uyuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uyuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

UYUK

Tezgâhta dokunmuş yün çorap. Makine ile yapılan çorap. (Kartal Eskişehir).

UYUKLAŞMAK

Birlikte uyuklamak.

UYUKLAMAK

Oturduğu yerde hafif uykuya dalmak, ımızganmak.

UYUKİ

Uyku.

UYUKLAMA

Uyuklamak işi.

  -   -   -  

Anlamında UYUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİNCALMAK

Uyuklamak. Dinlenmek.

DALIPLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

DİMYAMAK

Oturduğu yerde ya da hayvan üstünde uyuklamak.

ÇÜRÇÜNLEMEK

Uyuklar vaziyette düşünmek. Gecelik elbisesiyle oturmak.

DAPIHLAMAH

Uyuklamak, dalmak.

DAPUKLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

DAPILAMAK

Uyuklamak, dalmak. At, eşek gibi hayvanların ön ayakları sık sık bükülmek: Bizim eşek çok dapılayor. Keşfetmek, meydana çıkarmak.

DAPINMAK

Uyuklamak, dalmak. Hayvan, çok yüklü arabayı güçlükle çekmek: Hayvanlar arabayı dapına dapına getirdi.

SUYUKÇULUK

Organizmadaki hastalık belirtilerini suyukların bozukluğuna bağlayan tıp öğretisi.

DAPIKLAMAK

Uyuklamak, dalmak.

PİNEKLEMEK

Uyuklamak, uyuklar gibi hareketsiz kalmak. Bir yerde hiçbir iş yapmadan oturmak. Boşa zaman harcamak.

CUKLAMAK

Uyuklamak.

DAPULAMAK

Uyuklarken birdenbire uyanıp silkinmek.

DAPUHLAMAH

Uyuklamak, dalmak.

FISINLAMAK

Uyuklamak. Fısıldamak, sessiz konuşmak.

IMIZGANMAK

Uyku ile uyanıklık arası bir durumda bulunmak, uyuklamak. Kararıp söner gibi olmak.

CORUKLAMAK

Zayıflamak. Uyuklamak. Şaka olarak birisinin kalçasına dokunmak.

ÇUĞUTLAMAK

Uyuklamak.

DARTMAK

Asılmak, abanmak. Uyuklamak. Çekmek, asılmak: Bu çocukların kulakları dartılmalı, yoksa uslanmazlar. Bir şeyi dengeye getirmek. Tartmak. Denemek için yoklamak: Kendimi bi darttım, baktım yıkılmıyom yürüdüm. El değirmeninde bir şey öğütmek. Eski türkçe tartmak: tartmak; ağır olmak. Çekmek. Esirgemek, menetmek, alıkoymak. Saklamak.

CUNUKLAMAK

Uyuklamak.