Kelimeler arşivi içinde; başında "uyum" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. uyum ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uyum ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uyum olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
UYUMEZLENMEK
UYUMLANMAK, UYUMSUZLUK
UYUMLANMA, UYUMLAŞIM, UYUMLULUK, UYUMSAMAK
UYUMSUZ
UYUMAK, UYUMLU
UYUMA
UYUM
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.
UYUMSUZLUK
Uyumsuz olma durumu, ahenksizlik, imtizaçsızlık.
UYUMLAŞIM
Türkçede özne ile fiilin kişi ve sayı bakımından, başka dillerde ayrıca sıfat ile ismin cins, sayı, hal gibi bakımlardan şekilce birbirine uymaları (UYUMLAŞMAK, S'acccorder).
UYUMLULUK
Uyumlu olma durumu, uyarlılık.
UYUMSAMAK
Uyur gibi yapmak.
UYUMA
Uyumak durumu.
UYUMAK
Uyku durumunda olmak. İşlem görmemek, durgun kalmak, el sürülmemek. İlaç etkisiyle ağrı duymayacak kadar derin uykuya dalmak. Çevresindeki olayları fark etmemek, görmemek.
UYUMEZLENMEK
Uyumazlanmak, uyumaz görünmek.
UYUMLU
Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı.
UYUMLANMA
Uyumlanmak işi, oryantasyon.
UYUMLANMAK
Uyumlu hâle gelmek.
UYUMSUZ
Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız. Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron.
Bu bölümde tanımı içerisinde UYUM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
BAROK
MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu. Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı.
ATATÜRKÇÜLÜK
Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.
AKORTSUZ
Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.
AĞARTMAK
Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.
AHENKSİZLİK
Uyumsuzluk, düzensizlik.
BİDAR
Uyanık, uyumayan.
BAYGINLIK
Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.
BIZIR
Kadınlık organının üst yanında cinsel zevk duyumu noktası olan bölüm, dılak, klitoris.
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
ASENKRON
Uyumsuz, senkron, eş zaman karşıtı.
AHENK
Uyum. Uzlaşma. Ezgi.
AHENKLİ
Uyumlu, düzenli. Eğlenceli.
BARINMAK
Doğa etkilerinden korunmak için kapalı bir yere sığınmak. Bir yerde yatarak geceyi geçirmek. Yerleşmek, yaşamak için uygun şartlar bularak oturmak. Çevresiyle uyumlu, dirlik içinde yaşamak. Soyut kavram bir yerde etkili olmak, gelişecek ortamı bulmak.
AHENKLİLİK
Ahenkli olma durumu, uyumluluk.
AHENKSİZ
Uyumsuz, düzensiz. Eğlencesiz.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.