İçinde UYUN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uyun" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uyun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uyun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uyun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

UYUNTULANMAK

11 harfli kelimeler

UYUNÇSUZLUK

10 harfli kelimeler

YUZUNKUYUN, UYUNDURMAK

9 harfli kelimeler

YÜZÜGUYUN, SUYUNGÖZÜ, SUYUNKÖZÜ

8 harfli kelimeler

OHUYUNTU, OKUYUNTU, YUYUNMAK, YUYUNMAH, UYUNTULU

7 harfli kelimeler

UYUNMAK, YUYUNTU, YUYUNDU, SUYUNCA, KUYUNTU

6 harfli kelimeler

UYUNTU, UYUNMA

5 harfli kelimeler

UYUNÇ

4 harfli kelimeler

UYUN

Bazı kelimelerin anlamları

UYUN

Boyun bükme, yakarma, dilenme. Yoğurt.

YÜZÜGUYUN

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için).

YUYUNTU

Bulaşık suyu.

YUYUNDU

Bulaşık suyu, yıkanan şeyden dökülen su.

YUZUNKUYUN

Yüzükoyun.

SUYUNGÖZÜ

Kaynak, pınar : Haydin suyun gözüne gidelim.

UYUNDURMAK

Mayalamak. Kandırmak, aldatmak.

YUYUNMAK

Yıkanmak.

SUYUNKÖZÜ

Suya düşen cemre, ikinci cemre.

UYUNÇSUZLUK

Hastanın, reçetede yazılan ilaçlar hakkında hekim tarafından kendisine yapılan tavsiyelere uymama isteği ve uymama derecesi.

YUYUNMAH

Yıkanmak.

UYUNMAK

Uyuma işi yapılmak.

UYUNTULU

Kişiliksiz, onun bunun ardına takılan, serseri, tembel, uyuşuk (insan ve hayvan için).

OHUYUNTU

Düğün çağrısı yapılan kimselere verilen çay şekeri, kibrit ve benzerleri küçük armağanlar.

UYUNTULANMAK

İşi çok ağır yapmak. İşi ağır yapmak.

OKUYUNTU

Küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı. Düğün ya da bir yere çağrılmış olan. Ekmek, çörek, şeker ve benzerleri küçük armağanlarla yapılan düğün çağrısı.

  -   -   -  

Anlamında UYUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UYUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANDIRMA

Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

ÇILBIR

Kaynamış suyun içine kırılan yumurta piştikten sonra kevgirden geçirilip üzerine sarımsaklı yoğurt ve sos dökülerek hazırlanan bir yemek türü. Yulara takılan ip ya da zincir.

ÇAĞLAYAN

Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer, küçük şelale, çağlar.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

BOYLER

Kalorifer kazanının sıcaklığından yararlanarak içindeki suyun ısıtılması sağlanan depo.

CAĞ

Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.

BATTIÇIKTI

Alt geçit. Su kanallarında suyun engeli geçmesi için yapılmış olan düzenek.

ÇAĞILTI

Suyun, akarken taşlara, kayalara çarparak çıkardığı sesin adı.

ÇIRPICI

Çırpma işini yapan kimse ya da şey. Yazma kumaş işlerini, boyaları tutsun diye deniz suyunda çırpan kimse. Pişirmeden önce malzemeyi çırpan, karıştıran elektrikli alet, mikser.

ÇALPARA

Parmaklara takılıp çalınan zil veya buna benzer ses çıkarıcı araç. Açıklarda, kumluk alanlarda yaşayan ve ağları keserek balıkçılara zarar veren bir tür çağanoz (Portunus puber). Gemi bordasında, pis suları dışarı akıtıp deniz suyunu, içeri almayan, tulumba içindeki özel kapak.

CUMBURTU

Suya düşen ağır bir cismin veya çalkalanan suyun çıkardığı sesin adı.

BEYAZSİNEK

Özellikle pamukların üzerinde üreyerek bitkinin öz suyunu emen ve kurumasına sebep olan bir tür sinek.

BUZLA

Deniz suyunun donmasıyla kutup bölgelerinde oluşan buz alanı, bankiz, aysfilt.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AYSAR

Ayın etkisiyle huyunun değiştiği sanılan (kimse). Değişken huylu, kararsız (kimse).

ÇEŞME

Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

ÇALIŞMA

Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.