Kelimeler arşivi içinde; sonunda "urus" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu urus ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında urus olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde urus olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
STEPHANURUS
COENURUS, MANDURUS, MENDURUS
SÖNURUS
MURUS
URUS
URUS
Rus. Rus, moskof.
COENURUS
İnce duvarlı, içi yarı transparan bir sıvıyla dolu, çok sayıda protoskoleks içeren sestod larvası. Taenia serialis ve Taenia multiceps adlı sestodların larva evresi.
MURUS
Hayvanların yemlendikleri yer.
MANDURUS
Maydanoz.
MENDURUS
Maydanoz.
STEPHANURUS
Stephanuridae ailesinde bulunan nematod cinsi.
SÖNURUS
İç germinal zardan çok sayıda skoleksin tomurcuklanarak oluştuğu ancak hiçbirisinin iç ikincil kistler tarafından çevrelenmediği, Taeniidae ailesinden bir sestod metasestodu, kese solucanı.
Bu bölümde tanımı içerisinde URUS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SERENDİ
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler.
SİNCAP
Sincapgillerden, ağaçlarda yaşayan, genellikle meyveyle beslenen, çok tüylü, uzun kuyruklu, ince gövdeli bir hayvan, değin, çekelez (Sciurus vulgaris).
AÇIKAK
Ufak elma kurusu.
AKİHİLOA
Ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, elbise kuşugiller (Drepanididae) familyasından, 17.5 cm kadar uzunlukta, sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengi olan bir kuş türü. (Hemignetus obscurus), Ötücü-kuşlar (Passeriformes) takımının elbise-kuşugiller (Drepanididae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17.5 cm. Sırtı zeytin yeşili, karnı sarı, kanatları kahverengidir, Sandviç adalarında yaşar.
ÇEMİÇ
Dut veya üzüm kurusu.
ÇİR
Kayısı, erik, zerdali vb. meyvelerin kurusu.
ASLANKUYRUĞU
Ballıbabagillerden, eskiden hekimlikte terletici olarak kullanılan bir bitki, yer pırasası (Leonurus).
KIZILKUYRUK
Karatavukgillerden, kışın göçen, küçük, güzel bir kuş (Phoenicurus).
AGAMAGİLLER
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, pullu sürüngenler (Squamata) takımının, kertenkeleler (Lacertilia) alt takımından, ot ve böceklerle beslenen, Eski Dünya'da yaşayan, sırtlan taraklı olan türlere sahip bir familya. (Agamidae, Karibçe agama=bir tip kertenkele), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfının pullu-sürüngenler (Squamata) takımının kertenkeleler (Lacertilia) alt-takımının bir familyası. Eski Dünyanın sırtları taraklı olan kertenkeleleridir. Otçul ve böcekçildirler. Yakalı agama (Chlamydosaurus kingi), diken-kuyruklu agama (Uromastix spinipes), çöl agaması (Agama mutabilis), hardun (Alm. Stellio) iyi bilinen türleridir.
AHLETGAKI
Yassı taşlarla oynanan bir çocuk oyunu. Dilimlenerek kurutulmuş ahlat kurusu.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
PANDA
Etçillerden, Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan, tüyleri sık ve pas renginde, karnı, bacakları kara, postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens). Çin'de yaşayan, ayı iriliğinde, siyah beyaz renkli otçul bir hayvan.
SİRKE
Bit, tahtakurusu vb. asalak böceklerin yumurtası. Salatalara, yemeklere ekşilik vermek için kullanılan ekşimiş üzüm, elma, limon vb. suyu. Birtakım kimyasal yöntemlerle hazırlanmış birleşiklerin ortak adı.
LANGUST
Kabuklulardan, makasları olmaması, duyargalarının daha uzun ve güçlü olmasıyla ıstakozdan ayrılan, eti için avlanan bir deniz hayvanı (Palinurus vulgaris).
DEFNE
Defnegillerden, yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç, develik (Laurus nobilis).
ACIKAK
Armut kurusu. Ufak elma kurusu. Bozulmuş elma ve armut kurusu.
İSTAVRİT
Uskumrugillerden, pulsuz ve az kılçıklı bir balık (Trachurus trachurus).
ALBUHARA
Sarı erik kurusu.
KARAÇALI
Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki, çalı dikeni (Paliurus spinosa). İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse.