İçinde URUŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "uruş" olan, toplam 66 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uruş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu uruş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uruş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MALUMATFURUŞLUK

14 harfli kelimeler

KURUŞLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

KURUŞLANDIRMA

12 harfli kelimeler

VURUŞABİLMEK, MALUMATFURUŞ, OTURUŞTURMAK

11 harfli kelimeler

BURUŞTURMAK, VURUŞTURMAK, VURUŞKANLIK, HOMPURUŞMAK, HURUŞLANMAK, VURUŞABİLME

10 harfli kelimeler

BUMBURUŞUK, AZGURUŞMAK, KUDURUŞMAK, KURUŞAKŞAK, VURUŞTURMA, BURUŞUKLUK

9 harfli kelimeler

OTURUŞGUN, KURUŞTAŞI, OTURUŞKUN, VURUŞMACI, OTURUŞMAK, KARAKURUŞ, CUŞUHURUŞ, BURUŞUKÇA, YERDURUŞU

8 harfli kelimeler

SUSTURUŞ, TURUŞMAK, DURUŞMAK, CURUŞMAK, BURUŞMAK, VURUŞMAK, BOZDURUŞ, DOLDURUŞ, VURUŞKAN, KURUŞLUK, TUTTURUŞ, DURDURUŞ, OTURUŞMA, KUSTURUŞ

7 harfli kelimeler

HURUŞAN, KUDURUŞ, DURUŞMA, URUŞMAK, URUŞMAN, DOYURUŞ, VURUŞGU, DOĞURUŞ, BURUŞUK, BURUŞMA, KAVURUŞ, SOĞURUŞ, VURUŞMA

6 harfli kelimeler

URUŞÇU, OTURUŞ

5 harfli kelimeler

NURUŞ, TURUŞ, DURUŞ, KURUŞ, VURUŞ, HURUŞ, GURUŞ, FURUŞ, CURUŞ

4 harfli kelimeler

URUŞ

Bazı kelimelerin anlamları

URUŞ

Müsademe, harp, savaş, cenk. Çarpışma, savaş, mücadele. Ankara şehri, Uruş nahiyesine bağlı bir bölge.

VURUŞTURMAK

Vuruşma işini yaptırmak. Oyunda berabere kalındığında, son bir oyunla yeneni seçmek. Karşılaştırıp, ölçüştürmek: Vuruşturalım bakalım, hangimizin saati daha güzel. Ölçüştürmek, karşılaştırmak.

KURUŞLANDIRMA

Kuruşlandırmak işi.

AZGURUŞMAK

Birbirine kızmak.

VURUŞABİLME

Vuruşabilmek işi.

BUMBURUŞUK

Çok, iyice buruşmuş olan.

KUDURUŞMAK

Birbirinin üzerine atılıp oynaşmak.

OTURUŞTURMAK

Yatıştırmak.

MALUMATFURUŞLUK

Bilgiçlik taslama, malumatfuruş olma durumu.

BURUŞTURMAK

Buruşuk duruma getirmek.

HOMPURUŞMAK

Saldırmak.

KURUŞLANDIRMAK

Bir listede yer alan her maddenin fiyat tutarını hesap edip belirtmek.

VURUŞKANLIK

Dövüşkenlik.

VURUŞABİLMEK

Vuruşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

MALUMATFURUŞ

Bilgiçlik taslayan.

HURUŞLANMAK

Şımarmak.

  -   -   -  

Anlamında URUŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URUŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BURUŞUKLUK

Buruşuk olma durumu. Ciltte oluşmuş kırışık.

BURUŞUKÇA

Biraz buruşuk olan, pek düzgün olmayan.

ÇARPIŞMAK

Birbirine çarpmak, tokuşmak. Birbirine üstün gelmeye çalışmak. Vuruşmak, savaşmak.

ÇEYREK

Dörtte bir. On beş dakikalık zaman. Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş. Çeyrek altın. Alman markı.

ÇATIŞMAK

Birbirine çatmak ya da çatılmak. Kavga etmek. Karşılıklı vuruşmak. Deve ve köpek çiftleşmek. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak.

DALGALANMA

Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

ÇİFTE

İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

DARABAN

Kalp vuruşu, kalp atışı.

BURUŞMA

Buruşmak işi.

BURUŞUK

Gerginliği, düzgünlüğü kalmamış, buruşmuş olan.

BUDAMAK

Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.

BEŞLİK

Beşi bir arada olan. Beş birimden oluşan para. Beş para, beş kuruş veya beş lira değerinde olan akçe. Beş tane alabilen.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ÇÖKÜŞ

Çökme işi. Çömelip yere oturuş. Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması, inhitat, dekadans. Yıkılma.

COŞKUNLUK

Coşkunca yapılmış olan iş, cuşiş, cuşuhuruş.

ATIŞ

Atma işi. Kalp ya da nabzın vuruşu, çarpışı.

ÇİVİLEME

Çivilemek işi. Dimdik ve ayaküstü bir durumda (denize atlama). Topu karşı alana dikine indirmeye yarayan sert vuruş.

ÇATIŞMA

Çatışmak işi. Savaş maksadıyla düşmana karşı ilerleyen bir birliğin karşı tarafın keşif ve güvenlik kollarıyla arasındaki ilk silahlı vuruşma. Türlü yönlerden uzanan kıvrımlı dağ sıralarının, bir yerde dar bir açı ile birbirine yaklaşıp kaynaşması veya düğümlenmesi. Silahlı büyük kavga, arbede.

BÜZMEK

Buruşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek. Kısmak.

BEYYİNE

Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. Duruşma sırasında bir düşünceyi gerçekleştirmek için başvurulan belge, kanıt, tutamak, delil.