Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uran" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uran ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında uran olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uran olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÜÇÜKDURDURAN, MANTARDOĞURAN, METOKSİFLURAN, BÜYÜKDURDURAN
ÖKSÜZDOYURAN, MOZUBUYDURAN, BARUTKAVURAN
YAĞDONDURAN, ÖKÜZDOYURAN
ATGALDURAN, KONAKKURAN, KAVUŞTURAN, NİTROFURAN, BOYUNBURAN, SEVOFLURAN, KARSAVURAN
YURTKURAN, İSBOTURAN, IŞIKVURAN, DESFLURAN, DANABURAN, SÜREDURAN
KUŞVURAN, YAĞDURAN, GÜNVURAN, HUŞKURAN, DİLBURAN, HOŞKURAN, ENFLURAN, HAKKURAN
MUMURAN, HOŞURAN, SUDURAN, ÖZDURAN, AKDURAN, DOYURAN, HAŞURAN, ELDURAN, KİLURAN, ERDURAN, EVKURAN
DURAN, ÇURAN, BURAN, NURAN, KURAN, TURAN, GURAN
URAN
URAN
Sanayi.
KAVUŞTURAN
Erzurum şehrinde, Pasinler ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
MANTARDOĞURAN
Mantarlaşmış hücreler oluşturacak mantar tabakasını doğuran (büyütken doku).
ATGALDURAN
At kaldıran, lakap.
METOKSİFLURAN
Veteriner hekimlikte evcil hayvanların genel anestezisi amacıyla kullanılan ve 2, 2-dikloro-1, 1-difloroetil metil eter yapısında, anesteziye giriş ve çıkış süresi oldukça uzun olan uçucu genel anestezik bir madde.
ÖKÜZDOYURAN
Kışın en soğuk günlerinde, akşam ezanı doğudan doğan çok parlak yıldız.
BARUTKAVURAN
Karaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
NİTROFURAN
Gram pozitif ve gram negatif bakterilere karşı etkili sentetik ilaç grubu. Furan halkasının 5 numaralı karbon atomu üzerinde nitro grubu içeren ve gram-negatif basiller, gram-pozitif kokuslar üzerinde antibakteriyel etkinlik gösteren bileşikler.
BÜYÜKDURDURAN
Kars şehrinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ÖKSÜZDOYURAN
Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.
YAĞDONDURAN
Sivas şehrinde, Ulaş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KÜÇÜKDURDURAN
Kars şehri, Akyaka ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
MOZUBUYDURAN
Güneybatıdan esen soğuk yel.
SEVOFLURAN
İnhalasyon yoluyla kullanılan bir genel anestezik madde.
BOYUNBURAN
Bir çeşit kuş.
KONAKKURAN
Adana ilinde, Feke ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Muş şehrinde, Nurettin nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde URAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANSİKLOPEDİ
Belli bir yönteme göre düzenlenen, bilim, sanat ve uğraş dallarının tüm bilgilerini ayrıntılı olarak bir arada bulunduran, genellikle birkaç ciltten oluşan kitap, bilgilik.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ARMATÜR
Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.
AMORTİSÖR
Motorlu araçlarda sarsıntı, sallantı vb. hareketleri en aza indiren, yayların gereksiz hareketlerini gidermeye yarayan düzen. Bu düzeni kuran öge, yumuşatmalık.
ALET
Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
AMİGO
Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.
ARACI
Ara bulucu. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
AKTİNYUMLU
Özünde aktinyum bulunduran.
AĞIRLIKLI
Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ARPEJ
Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.