Kelimeler arşivi içinde; başında "uray" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. uray ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu uray ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uray olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
URAY
Belediye.
Bu bölümde tanımı içerisinde URAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIŞ
Ölen annesinin adını taşıyan çocuğa hitap: Gel buraya anışım. Kovandan peteği kesip almağa mahsus bıçak. Hatırlanan şey.
BORİ
Buraya. Boru. Kan emen büyük sinek. Arı.
ELEMGE
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.
BORYA
Araba tekerleğinin ortasına geçirilen çelik oluk. Buraya (bk. burayı).
BURAE
Buraya (Kuşu), karşılığı bure, brıye.
ÇALLANMAK
Adı çıkmak, ünü yayılmak: Çallanmış kızı alırmıyım hiç. Dolaşıp aranmak. Oraya buraya saldırmak. Yapacağı işi ona buna söylemek. Örtünüp sarınmak. Saç ağarmak. Hayvanlar otlamak. Meyve tatlanmak.
CIVZITMAK
Konuşurken saçmalamak, söz düzenini yitirmek. Gideceği yeri şaşırmak, oraya buraya gidip gelmek. İşi uzatmak, yarıda bırakmak, usanarak işten kaçmaya çalışmak.
CIZIKLAMAK
Acele etmek. Zor karşısında oraya buraya koşturmak.
BORAYI
Buraya.
CIVGIRTMAK
Oraya buraya koşturmak.
BURAL
Buraya gel.
BULAYGA
Buraya.
PAZVAL
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.
BIRAYI
Burayı.
BUNDA
Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.
BURAYI
Buraya (bk. borya).
ABIŞ
Bacağın diz kapağından yukarısı. Adım: Şurayı abışla bakalım. Ahmak, budala, sersem, aptal.
BUNA
Pınar. Buraya. Bunu.
ÇAARA
Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.
AHDARMAH
Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.