Kelimeler arşivinde; içinde "uray" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uray bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uray ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uray olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GALDURAYAK, VURAYAZMAK, DURAYAZMAK
ÇUKURAYVA, DURAYAZMA, NURAYLASI, VURAYAZMA
NURAYDIN
BATURAY, SAMURAY, KONURAY
BURAYI, UĞURAY
DURAY, NURAY, TURAY
URAY
URAY
Belediye.
VURAYAZMA
Vurayazmak işi.
BURAYI
Buraya (bk. borya).
DURAYAZMA
Durayazmak işi.
KONURAY
Gururlu, kibirli kimse.
NURAYDIN
Aydınlık, ışık, parlaklık.
DURAYAZMAK
Durma tehlikesi geçirmek, duracak gibi olmak.
DURAY
"Yaşa, uzun ömürlü ol" anlamında kullanılan bir isim".
GALDURAYAK
Tüylü ve geniş yapraklı, kırmızı ve yeşil saplı yenen bir bitki.
BATURAY
Kahraman, yiğit, cesur, bahadır kimse.
VURAYAZMAK
Neredeyse vurmak.
ÇUKURAYVA
Kars kenti, Kötek nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
NURAYLASI
(Resim) Tablolarda Hıristiyan ermişlerinin başları çevresine çizili ışıktan halka.
UĞURAY
Uğurlu güzel.
NURAY
Ayın parlaklığı, ay ışığı.
SAMURAY
Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı.
Bu bölümde tanımı içerisinde URAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHDARMAH
Devşirmek, toplamak. Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Çağırmak: Ahmedi ahdar, buraya gelsin. Tarlayı ilk defa sürmek. Tarlayı ikinci veya üçüncü defa sürmek. Baştan sona okumak, hatim etmek.
BORİ
Buraya. Boru. Kan emen büyük sinek. Arı.
CIVGIRTMAK
Oraya buraya koşturmak.
PAZVAL
Kunduracıların çalışırken kundurayı dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış.
BURAE
Buraya (Kuşu), karşılığı bure, brıye.
BULAYGA
Buraya.
ÇAVZIKMAK
Güçlüğü yenmek için oraya buraya koşturmak, bocaladığını gösteren davranışta bulunmak.
ÇALLANMAK
Adı çıkmak, ünü yayılmak: Çallanmış kızı alırmıyım hiç. Dolaşıp aranmak. Oraya buraya saldırmak. Yapacağı işi ona buna söylemek. Örtünüp sarınmak. Saç ağarmak. Hayvanlar otlamak. Meyve tatlanmak.
ABIŞ
Bacağın diz kapağından yukarısı. Adım: Şurayı abışla bakalım. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ANIŞ
Ölen annesinin adını taşıyan çocuğa hitap: Gel buraya anışım. Kovandan peteği kesip almağa mahsus bıçak. Hatırlanan şey.
BORAYI
Buraya.
BIRAYI
Burayı.
CIVZITMAK
Konuşurken saçmalamak, söz düzenini yitirmek. Gideceği yeri şaşırmak, oraya buraya gidip gelmek. İşi uzatmak, yarıda bırakmak, usanarak işten kaçmaya çalışmak.
ELEMGE
Çile durumundaki ipliği yumak yapmak veya masuraya sarmak için kullanılan ve bir eksen üzerinde dönen araç.
BUNA
Pınar. Buraya. Bunu.
CIZIKLAMAK
Acele etmek. Zor karşısında oraya buraya koşturmak.
BURAL
Buraya gel.
BUNDA
Burada. Bu kez, bu defa. Buraya.
BORYA
Araba tekerleğinin ortasına geçirilen çelik oluk. Buraya (bk. burayı).
ÇAARA
Dokuma makinasında masurayı saran aygıt.