UF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "uf" olan, toplam 66 adet kelime bulunmaktadır. uf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu uf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde uf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

UFUNETLENDİRMEK

14 harfli kelimeler

UFUNETLENDİRME

12 harfli kelimeler

UFUNETLENMEK

11 harfli kelimeler

UFAKÖLÇEKTE, UFUNETLENME

10 harfli kelimeler

UFACIKÖREN, UFAHLANMAK, UFUİSÇİLİK

9 harfli kelimeler

UFULDAMAK, UFALAYICI, UFCULAMAK, UFAKLAMAK, UFUKDENİZ, UFALANMAK, UFUNETSİZ

8 harfli kelimeler

UFALANMA, UFARAKÇA, UFALTMAK, UFULAMAK, UFUNETLİ, UFALAMAH, UFACIKLI, UFALAMAK

7 harfli kelimeler

UFATMAK, UFUKSUZ, UFUKTAN, UFAĞREK, UFLAMAK, UFAKLIK, UFALAMA, UFANMAK, UFAKTAN, UFALMAK, UFALTMA

6 harfli kelimeler

UFLAMA, UFUKAY, UFAKLI, UFAKÇA, UFUKLU, UFRAZA, UFALMA, UFUNET, UFANTİ, UFACIK, UFACAH, UFAREK, UFANTI, UFARAK, UFARAH, UFANUK

5 harfli kelimeler

UFACA, UFRUK, UFLUK, UFLAZ, UFLAK, UFLAH

4 harfli kelimeler

UFUK, UFRA, UFUL, UFAK, UFAH, UFAG, UFKİ

3 harfli kelimeler

UFU, UFO

2 harfli kelimeler

UF

Bazı kelimelerin anlamları

UF

Acı, sızı duyulduğunda veya sıkıntılı bir durumda söylenen bir söz.

UFAHLANMAK

Küçülmek; azalmak.

UFULDAMAK

Uf uf diye söylenmek: Mehmet Ağa ufuldayıp duruyor.

UFAKÖLÇEKTE

Çok küçük boyutlarda, özdeciksel çaptaki olaylara ilişkin.

UFALANMAK

Ufalama işi yapılmak, ufak parçalara ayrılmak.

UFUNETSİZ

İçinde irin, cerahat olmayan.

UFUİSÇİLİK

Onaltıncı yüzyıl sonlarında Euphues adındaki İngiliz romanında kullanılmış olan bir çeşit özenticilik.

UFALAYICI

Ufalama işini yapan. Pis suda bulunan iri maddelerin ufalanmasını sağlayan alet.

UFUNETLENDİRMEK

İrinlenmesine neden olmak. Düzenini bozmak, illetli hâle getirmek.

UFAKLAMAK

Ufaltmak.

UFUNETLENDİRME

Ufunetlendirmek işi.

UFACIKÖREN

Adana şehri, İmamoğlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

UFUNETLENME

Ufunetlenmek işi.

UFUKDENİZ

Ufuk ve deniz.

UFUNETLENMEK

Yara irinlenmek.

UFCULAMAK

Ovmak.

  -   -   -  

Anlamında UF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ATIFET

İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.

BATMAK

Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

ARMUT

Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç (Pirus communis). Çok bön, çok aptal. Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

BATMA

Batmak işi. Bir gök cisminin (ay, güneş, yıldız vb.) ufkun altına inmesi. İflas etme. Yok olma, inkıraz. Yıkılma, çökme.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

ALIKONULMA

Alıkonulmak işi, mevkufiyet.

ASMOLEN

Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.

BAKLAVA

Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü. Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

AYVA

Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.

ASALAK

Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

BASTIRAK

Yol yapımında çakıl, kum, cüruf vb. maddeleri ezmeye ve sıkıştırmaya yarayan alet.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

BAĞIŞLAMA

Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

AFAK

Ufuklar.