TIPA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tıpa" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. tıpa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tıpa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tıpa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

TIPALANMAK

9 harfli kelimeler

TIPALAMAK, TIPALANMA

8 harfli kelimeler

TIPALAMA

7 harfli kelimeler

TIPADAK, TIPADAN, TIPASIZ, TIPATIP

6 harfli kelimeler

TIPALI

4 harfli kelimeler

TIPA

Bazı kelimelerin anlamları

TIPA

Tapa.

TIPATIP

Tastamam, eksiksiz, tamamen, her bakımdan uygun, birbirinin aynı bir biçimde, tıpkısının aynısı, aynısının tıpkısı, tıpkı tıpkısına, tıpkısı tıpkısına.

TIPALAMAK

Tapalamak.

TIPALAMA

Tapalama.

TIPALANMAK

Tapalanmak.

TIPADAN

Tıpatıp (uyma için).

TIPALANMA

Tapalanma.

TIPASIZ

Tapasız.

TIPALI

Tapalı.

TIPADAK

Tıpatıp (uyma için).

  -   -   -  

Anlamında TIPA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KİP

Fiillerde belirli bir zamanla birlikte konuşanın, dinleyenin ve hakkında konuşulanın, teklik veya çokluk olarak belirtilmiş biçimi, sıyga. Örnek, kalıp. Uygun, tıpatıp gelen. Sağlam, dayanıklı. Değişebilen, geçici nitelik, san karşıtı.

ALTATAŞ

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

TAPALANMAK

Tapa ile tıkanmak, tıpalanmak.

TAPA

Şişe gibi dar delikleri tıkamaya yarayan mantar, cam, tahta veya plastikten tıkaç, tıpa. Top mermisinin ucuna takılan ve mermi atıldıktan sonra patlamasını sağlayan ayarlı başlık.

TIPKI

Bir şeyin eşi, benzeri, aynı. Tıpatıp, tamamıyla.

TASTAMAM

Çok uygun, tıpatıp. Bütünüyle, tamamıyla.

ALTIATILIR

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

TAPASIZ

Tapa konmamış olan, tıpasız.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

ALTIATEŞ

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

TAPALI

Tapa konmuş olan, tıpalı.

TAPALAMAK

Şişe vb.nin ağzına tapa koymak, tıpalamak.

TAPALAMA

Tapalamak işi, tıpalama.

PALAMUT

Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.

ALTATAR

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar. Altı mermi atan, toplu tabanca.

ALTATEŞ

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

DEĞİŞİM

Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

TAPALANMA

Tapalanmak işi, tıpalanma.

ALTIATAR

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

REVOLVER

Altıpatlar.