İçinde TIRK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tırk" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tırk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tırk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tırk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KATIRKUYRUĞU, TIRKAZLATMAK, TIRKAZLANMAK

11 harfli kelimeler

TIRKAZLAMAK, TIRKAZLATMA, KATIRKULAĞI, TIRKAZLANMA, TIRKASLAMAK, TIRKILDAMAK

10 harfli kelimeler

TIRKAZLAMA, TIRKILAMAK, TIRKATIRIK, TIRKALAMAK

9 harfli kelimeler

INTIRKALI

8 harfli kelimeler

TIRKADAK, TIRKANAŞ, SATIRKAÇ, KAPTIRKA, ÇATIRKAÇ, ATTIRKAÇ

7 harfli kelimeler

TIRKALA, ÇITIRKI, TIRKELİ

6 harfli kelimeler

TIRKIZ, TIRKIS, TIRKIŞ, TIRKIK, TIRKIÇ, TIRKAS, TIRKAZ

Bazı kelimelerin anlamları

TIRK

Peşin.

KATIRKUYRUĞU

Baklagillerden, çiçekleri sarı ve şemsiye durumunda olan acı bir bitki (Equisetum pasturel).

TIRKAZLATMAK

Tırkazlama işini yaptırmak, sürgületmek.

TIRKAZLAMA

Tırkazlamak işi.

TIRKATIRIK

Uygun, tıpatıp.

TIRKILAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak. Kapı ya da pencereyi sürgülemek. Bastırmak.

TIRKAZLANMAK

Tırkazlama işi yapılmak.

TIRKALAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak.

KATIRKULAĞI

Yapraklarından dolma yapılan bir bitki.

TIRKAZLAMAK

Tırkazı sürmek.

TIRKASLAMAK

Kapıyı arkasından sürgülemek, dayaklamak, mandallamak.

TIRKILDAMAK

Kimi nesneler düşünce uzun, titrek ses çıkarmak, tınlamak. Sıçan ve benzerleri hayvan tıkırtı yapmak.

TIRKAZLANMA

Tırkazlanmak işi.

INTIRKALI

Şüpheli, korkulu, karışık.

TIRKADAK

Çat diye : Öyle kızdırdı ki beni tırkadak çatlıyacağım.

TIRKAZLATMA

Tırkazlatmak işi.

  -   -   -  

Anlamında TIRK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EVSMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.

VIRKITMAK

Su boşaltırken, testi hava kabarcıkları kaçırmak.

TIRAKA

Kuzu ya da koyun başlıklarına dikilen küçük çıngırak. Buz tutan gölün buzlarını kırmaya yarayan ağaç parçası. 1.Bakırların son perdah verilmiş durumu. 2.Bakırlara son perdahını veren araç. Eski evlerin kapısındaki sürgüler. Çalım, kibir. İriyarı (insan için). Muska biçimindeki kâğıtlara barut konulup törenlerde patlatılan bir çeşit fişek. Oda duvarlarındaki lamba konulan küçük sergen. Bakırcılıkta bakıra son perdah vermeye yarayan araç. Hayvanların boynuna takılan çan. Buz tutan gölde kayığın ilerlemesi için yol açmakta kullanılan ağaç. Lamba, çiçek ve benzerleri konulan küçük raf. Gürültü. Tırkaz, kapı ardına sürülen ağaç.

TIRKA

Titiz, her şeye çabuk kızan, sinirli. Sıra, dizi : Fidanları dikerken tırkalı olmasına bakınız. Harman yerinde dövülmek için yapılan sap yığınları. Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı.

TIRKIŞ

Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için). Pencere kafesi. Büyüyemeyen, zayıf (çocuk için): Komşunun kızı pek tırkış, dört yaşına girdi hala küçük. Çiçekbozuğu yüzlü kimse.

SAVURGU

Pekmez kaynatırken karıştırmaya yarayan delikli kepçe biçiminde sukabağı.

SÜRGÜ

Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.

TIRKI

Kapı sürgüsü, dayağı, mandalı. Tahıl ölçeğinin dörtte biri: Bir tırkı buğday aldım. Şiniğin yarısı yani bir gaz tenekesinin dörtte biri kadar ölçek. (Senirkent Isparta).

ORKAÇ

Davar otlatırken mola verilen yer.

ROZEHAN

İran'da İmam Hüseyin'in çektiği acıları anlatan öykücülere verilen ad. Bu sanatçı öyküleri anlatırken kalkıp oynar.

TIRKANAŞ

Suyunu çekerek lapalaşmış (yemek için): Yimek tırkanaş olmuş.