Kelimeler arşivi içinde; başında "tuna" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. tuna ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tuna ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tuna olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TUNACAN, TUNAHAN, TUNAKAN
TUNAER, TUNALI
TUNAY, TUNAZ
TUNA
TUNA
Çok, bol : Bizim köyde yumurta tuna. Sebze. Yavru (insan için). Çok, bol. Yavru. Görkemli, gösterişli.
TUNAHAN
Görkemli, gösterişli hükümdar.
TUNAKAN
Görkemli, gösterişli soydan gelen kimse.
TUNAZ
Savrulacak duruma gelmiş ekin yığını.
TUNAER
Görkemli, gösterişli kimse.
TUNALI
Şanlıurfa şehrinde, Bozova belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TUNACAN
Görkemli, gösterişli kimse.
TUNAY
Sessiz, sakin. Gece görünen aydınlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRMANMAK
El ve ayaklarıyla tutunarak veya tırnaklarını iliştirerek dik bir yere çıkmak. Bir şeyin eğimini izleyerek yükselmek. Bitki, yakınındaki bir nesneye tutunarak yükselmek. Yokuş, merdiven vb. çıkmak. Belli bir durum, olay gittikçe güç kazanmak, giderek etkisini artırmak.
CIRTATAN
Bir tür küçük domates. Yenmeyen, güzel kokulu, portakal büyüklüğünde kavun cinsinden bir meyve. Gelincik otuna benzer, başaklarından olgunlaşınca sıkıldığı zaman tohum ve su fışkıran bir bitki. Mayhoş tadı olan, yaprakları sarılarak yemek yapılan, geniş yapraklı bir bitki. Küçük Domates. Su fışkırtan oyuncak.
AŞENPİLUNÇ
Eğreltiotuna benziyen bir çeşit ot.
KARTEL
Tekelci sermaye piyasasında, birtakım ticaret, üretim kuruluşlarının, genel olarak kazanma veya başka kuruluşlara karşı tutunabilme vb. amaçlarla aralarında kurdukları dayanışma birliği. Gemilerde içlerine içme suyu konulan, ortası basık, küçük fıçı.
BAŞYAZI
Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı, başmakale.
ÇAĞŞIR
Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot. Dere otuna benzer yemeği yapılan bir çeşit ot. Yırtık pırtık elbise. Kıldan dokunan şalvarlık kumaş. İşlemeli dar şalvar. İçe giyilen don. Geniş pantolon, şalvar. Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler. Kuşların ayağına bağlanan süslü bez, kumaş parçası. Dantel. Püskül. Post. Bir yılda davarın ikinci defa çiftleşme isteği duyması (hk.). Üst donu, şalvar, bol pantolon.
TUTAMAK
Tutamaç. Tutunacak, dayanacak, güvenecek şey.
TUTAMAÇ
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri. Tutunacak yer, tutamak. Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç.
BOYAR
Tuna bölgesinde, Transilvanya'da, Rusya'da soylulara verilen unvan. Boyar madde.
TUTAMAKSIZ
Tutunacak, dayanacak, güvenecek şeyi olmayan.
BİTKİ
Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.
ALTYORDAM
Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.
ALTUNA
Kızıl akan Tuna nehri.
SIRALAMAK
Birbiri ardı sıra veya yan yana koyarak sıra durumuna getirmek. Küçük çocuk tutunarak yürümeye başlamak, tutunarak yürümek. Söylenecek, yazılacak, yapılacak şeylere zihinde gerekli düzeni vermek. Aynı davranışı birbiri ardınca birçok kez yapmak. Belirli bir düzene göre yerleştirmek veya düzenlemek, sıraya koymak. Aynı davranışı birçok şey üstünde tekrarlamak. Art arda söylemek, sayıp dökmek.
ÇARŞIR
Dere otuna benzer yemeği yapılan bir çeşit ot. İçe giyilen don. Geniş pantolon, şalvar. Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler.
BADANAK
Husye, erkeklik bezi. Semizotuna benzer bir çeşit ot.
AKARTUNA
Tuna nehri gibi akan.
EFLATUNUMSU
Rengi eflatunu andıran, eflatuna benzeyen, eflatunsu.
SÜNGER
Genellikle denizlerde bir yere tutunarak koloni durumunda yaşayan, çok hücreli ilkel hayvan. Yapay olarak elde edilen temizlik veya dolgu gereci. Bu hayvanın temizlik işlerinde kullanılan, suyu fazlaca çeken esnek iskeleti.
LAMİNARYA
Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu (Laminaria).