Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tuh" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tuh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tuh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tuh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BASTUH, GOLTUH, KOLTUH, YASTUH
MATUH, AYTUH, BATUH, GATUH, PUTUH, TATUH
TUH
TUH
"Yazıklar olsun, vah vah" anlamlarında aşağılama amacıyla söylenen bir söz, tu.
GOLTUH
Konukluk, konuk olma durumu. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye, koltuk. Omuz başının altında, kolla gövdenin arası, kol altı.
BASTUH
Pestil. Bastık, pestil.
GATUH
Karıştırılmış şey.
BATUH
Kaybolmuş, yitik.
MATUH
Bunamış, bunak.
PUTUH
Deve yavrusu. Kadının dişilik organı.
AYTUH
Artık.
KOLTUH
Koltuk.
YASTUH
Yastık.
TATUH
Kadının üreme organı.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİNS
Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.
ANTİKALIK
Tuhaflık.
ALENGİRLİ
Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.
GÜLÜNÇ
Güldürücü, tuhaf, komik.
BED
Kötü, çirkin, tuhaf.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
BUNAK
Bunamış olan, matuh.
ANLAŞILMAZ
Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.
DÜTTÜRÜ
Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).
ANTİKA
Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.
ÇERÇİ
Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.
GÜLMEK
İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genel olarak sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.
FÜTUHATÇI
Fütuhat yapan.
GARİPSEMEK
Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek. Bir şeyi garip, tuhaf ve uygunsuz bulmak, alışamamak, yadırgamak.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
GROTESK
Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.
İLAHİ
"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
CİNSLİK
Cinsiyet. Gariplik, tuhaflık.
GARABET
Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.