Sonu TUH ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tuh" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tuh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tuh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tuh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

BASTUH, GOLTUH, KOLTUH, YASTUH

5 harfli kelimeler

MATUH, AYTUH, BATUH, GATUH, PUTUH, TATUH

3 harfli kelimeler

TUH

Bazı kelimelerin anlamları

TUH

"Yazıklar olsun, vah vah" anlamlarında aşağılama amacıyla söylenen bir söz, tu.

BATUH

Kaybolmuş, yitik.

GOLTUH

Konukluk, konuk olma durumu. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye, koltuk. Omuz başının altında, kolla gövdenin arası, kol altı.

PUTUH

Deve yavrusu. Kadının dişilik organı.

BASTUH

Pestil. Bastık, pestil.

GATUH

Karıştırılmış şey.

TATUH

Kadının üreme organı.

YASTUH

Yastık.

MATUH

Bunamış, bunak.

KOLTUH

Koltuk.

AYTUH

Artık.

  -   -   -  

Anlamında TUH bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUH geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACUBE

Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.

ACAYİPLİK

Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.

ALENGİRLİ

Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ANLAŞILMAZ

Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

CİNSLİK

Cinsiyet. Gariplik, tuhaflık.

ANTİKA

Tarihsel bir döneme ait olan. Mendil, örtü, yatak çarşafı vb. bezlerin kenarlarına paralel ipliklerden bir bölümü çekilip dikey olanların ikisi, üçü bir arada tire ile sarılarak yapılmış olan diş diş süs, sıçandişi. Genele, olağana, geleneğe aykırı, acayip, tuhaf, çarliston marka. Eski çağlardan kalma eser. Antik.

GARİPSEMEK

Kendini gurbette veya kimsesiz gibi düşünerek içlenmek. Bir şeyi garip, tuhaf ve uygunsuz bulmak, alışamamak, yadırgamak.

DÜTTÜRÜ

Dar ve kısa giysi. Açık saçık, tuhaf ve hafif giyimli (kadın).

ANTİKALIK

Tuhaflık.

FÜTUHATÇI

Fütuhat yapan.

CİNS

Tür, çeşit. Soy, kök, asıl. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.

İLAHİ

"Bu ne hâl, ne tuhaf" gibi şaşma, sitem bildiren bir söz. Tanrı ile ilgili olan, Tanrı'ya özgü olan, tanrısal, lahuti. Çok güzel, mükemmel. Tanrı'yı övmek, ona dua etmek için yazılıp makamla okunan nazım.

BED

Kötü, çirkin, tuhaf.

ÇERÇİ

Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.

GÜLÜNÇ

Güldürücü, tuhaf, komik.

GARABET

Yadırganacak yönü olma, gariplik, tuhaflık.

BUNAK

Bunamış olan, matuh.

GROTESK

Eski Çağ Roma yapılarında bulunan tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme üslubu. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi.

GÜLMEK

İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genel olarak sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek. Biriyle alay etmek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük