Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tu" olan, toplam 315 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÜZELAVRATOTU, PAMUKLIYANOTU
HÜSNÜKURUNTU, KARAÇEREKOTU, YELKENBULUTU
EĞRİLCENOTU, GELİNARMUTU, KABARCIKOTU, SOĞUKLUKOTU, SÜPÜRGENOTU, TEMREKİLOTU, YAPIŞKANOTU
DARTIBURTU, GELEBEKOTU, İLKİNDİOTU, SOLUCANOTU, ŞARAPTORTU, TOSBAĞIOTU
BALLIKOTU, BUYURULTU, ÇILDURTTU, DENIİROTU, EFELEKOTU, GÖZLÜKOTU, İLKİNDOTU, KABAYONTU, KANDİLOTU, KARACAOTU, KARULAOTU, KEKLİKOTU, KILINÇOTU, KUŞKUŞOTU, MAMBALOTU, PATPATOTU, SANCAKOTU, SERKİZOTU, SOĞLANOTU, SOMRUKOTU, TAHDİKOTU, TARHANOTU, TİTREKOTU, TOSGABOTU, TURUNÇOTU, YELBULUTU, YILGINOTU, ZEYREKOTU
BUYRULTU, CUMBURTU, DOĞRULTU, PASPARTU, SAVRUNTU, SEMİZOTU, SIÇANOTU, KARAKUTU, UÇTUUÇTU, ABDALOTU, BAKIBATU, BARUNOTU, BÖREKOTU, BURKUNTU, BUYRUNTU, CORKUNTU, ÇALHANTU, ÇAYCOŞTU, ÇILDURTU, ÇİÇEKOTU, ÇUNKUŞTU, DEPEROTU, DORAĞOTU, DORAKOTU, DOROĞOTU, DUMANOTU, GAYFALTU, GECEOHTU, GÖMEÇOTU, GUNBURTU, Devamını Oku »»
ADAMOTU, AĞIZOTU, BOĞUNTU, BOZUNTU, BULUNTU, BURUNTU, COŞUNTU, DEREOTU, DUYULTU, FOKURTU, FOSURTU, GURULTU, HOMURTU, HORULTU, KOPUNTU, KOŞUNTU, KOVUNTU, KOYUNTU, KURUNTU, KUSUNTU, SONURTU, SOYUNTU, TOKURTU, TOZUNTU, VURUNTU, ÇÖREOTU, AHIROTU, BURNOTU, BURULTU, BUYURTU, Devamını Oku »»
AVUNTU, OKUNTU, OYUNTU, UĞULTU, UYUNTU, DİLOTU, AHARTU, AIROTU, AKBATU, ALARTU, APARTU, ARIOTU, AYUSTU, BALOTU, BİTOTU, BULUTU, CİLOTU, DOROTU, GAZOTU, GOÇOTU, HOŞOTU, HURÇTU, İSDOTU, KOLOTU, KURUTU, KUŞOTU, LAZOTU, LÖROTU, MANİTU, OGUNTU, Devamını Oku »»
KUYTU, MAKTU, MUŞTU, PEŞTU, TORTU, YONTU, YORTU, ALATU, BARTU, BOHTU, COTTU, ÇANTU, ÇONTU, DARTU, DORTU, FUTTU, GUYTU, HORTU, HOSTU, HUTTU, ISOTU, İSOTU, KOYTU, KUSTU, MANTU, NANTU, POSTU, POYTU, PUNTU, PUŞTU, Devamını Oku »»
KUTU, OLTU, TUTU, ANTU, BATU, ÇATU, DUTU, GUTU, HOTU, HUTU, LOTU, MUTU, OHTU, ORTU, OYTU, SATU, TATU, UÇTU, UŞTU, ZOTU
OTU
TU
TU
Tuh. Tu !: yazıklar olsun! anlamına ünlem.
GÜZELAVRATOTU
Atropa belladonna. (Solnanaceae).
DARTIBURTU
Tahterevalli.
PAMUKLIYANOTU
Pamuk gibi çiçekleri olan bir kır bitkisi.
GELEBEKOTU
Ranunculus murıcatus, Ranunculaceae.
KARAÇEREKOTU
Çörekotu.
YELKENBULUTU
Hava açıkken görünen ve yel çıkacağının belirtisi sayılan bulutçuk.
SÜPÜRGENOTU
Süpürge yapılan bir çeşit ot.
SOĞUKLUKOTU
Semizotu.
GELİNARMUTU
Allı ve küçük bir çeşit armut.
HÜSNÜKURUNTU
Herhangi bir durumu safça kendinden yana iyiye yorma.
KABARCIKOTU
Yele karşı kullanılan zehirli bir ot.
TEMREKİLOTU
Temriye hastalığını iyileştirmek için kullanılan, küçük ve çok yapraklı, sulu bir çeşit ot.
EĞRİLCENOTU
İğneli tohumlu, bir çeşit kır bitkisi.
İLKİNDİOTU
İkindi vakti.
YAPIŞKANOTU
Toprak üstü kısımları müsilaj, kateşik tanen, alkaloit ve madensel tuzlar içeren, % 1-3 enfüzyon biçiminde yumuşatıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılan, ısırganotugiller familyasından bir bitki, duvar fesleğeni.
Bu bölümde tanımı içerisinde TU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
ADAMOTU
Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis).
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ABDESTHANE
Tuvalet.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ACIRGA
Yaban turpu.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
AFYONLAMAK
Afyon vererek uyuşturmak, uyutmak. Birini telkin yoluyla doğru düşünmesini önleyerek zararlı bir yola sürüklemek.
ADAMKÖKÜ
Adamotu.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.